Hoca Çeşme Höyüğü, Edirne ilinin Enez ilçe merkezinin yaklaşık 3 km güneydoğusunda yer alan arkeolojik bir yerleşimdir. Keşan – Enez karayolu üzerinde konumlanan höyük, adını yol kenarında bulunan Hoca Çeşme (Çobançeşme olarak da geçer) isimli çeşmeden almıştır. Kabaca 300 metre uzunluğundaki kayalık bir sırtın üzerinde 80 x 70 metre boyutlarında ufak bir yerleşim yeri olan bu bölgenin kayalık tabanının hemen altından bol akışlı bir tatlı su kaynağı geçmektedir. Günümüzde arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan yapılar henüz koruma altına alınmamış olup, diğer arazide halen tarım faaliyetleri sürdürülmektedir. Bölge, bilinen en eski yerleşim olarak kabul edilmektedir.
Kazı Çalışmaları ve Keşif
Höyük, ilk olarak 1989 yılında S. Başaran tarafından ortaya çıkarılmıştır. Ardından 1990-1993 yılları arasında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında, Enez kazısının (Ainos) bir bölümü dahilinde 700 metrekarelik bir alanda kazı çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışmalarla höyük çok büyük ölçüde gün ışığına çıkarılmıştır. Hoca Çeşme kazıları, Kuzeybatı Marmara bölgesindeki Neolitik Devrim dönemi hakkında bilim dünyasına oldukça önemli ve değerli bilgiler sağlamıştır.
Tabakalanma ve Mimari Yapı Evreleri
Kazılar sonucunda yedi farklı tabaka tespit edilmiş olup, çanak çömlek özellikleri ile radyokarbon tarihleme yöntemine göre dört ana evre olarak değerlendirilmiştir. En alttaki dördüncü evreyi (7. tabaka) temsil eden, kaya yüzeyi yaklaşık 20 cm oyularak yapılmış 4,5 metre çapında dairesel iki yapı bulunmuştur. Ayrıca dairesel kulübemsi yapılar için kayaya 30 cm'lik direk delikleri açıldığı saptanmıştır. Yerleşimin batı bölümünde bir yar mevcut olup burada sur bulunmamakla birlikte, diğer kısımlarda yerleşimin etrafının kısmen bir sur ile çevrelendiği saptanmıştır. Kalınlığı 1 metre olan bu taş duvar, günümüzde 1 metre yüksekliğe inmiş durumdadır. Surun içinde kalan yerleşim ise kulübe tarzı evler ve ambar olarak kullanılan çukurlarla oldukça ilkel bir görünüm sunmaktadır. Üçüncü ve ikinci evreleri oluşturan tabakalarda da bu yapı özellikleri ve sur kullanılmaya devam edilmiştir.
Gelişmiş Dönem ve Kültürel Özellikler
Höyüğün ikinci evresi, Güneydoğu Avrupa kültürel özelliklerini gösteren bir yerleşim olarak kendini göstermektedir. Bu evrede dörtgen planlı evlerin kerpiç kullanılarak inşa edildiği, dallarla örtüldüğü ve duvarların iç yüzeylerinin sıvandığı görülmektedir. Evlerin dış kısımlarında ise düzgün bir taban üzerine oturtulmuş kubbeli fırınlar bulunmaktadır. Bu evreler arasındaki temel farklılaşma mimariden ziyade çanak çömlek biçim ve bezemelerinde kendisini belli etmektedir.
Buluntular ve Tarihsel Kronoloji
Yapılan kazılarda ok ve mızrak ucu gibi herhangi bir av ve silah malzemesine rastlanmamıştır. Yerleşmenin genel olarak Anadolu'dan çok, Bulgaristan İlk Neolitik Çağ'ı özellikleri sergilediği kabul edilmektedir. Hoca Çeşme Kültürü'nün en belirleyici niteliklerinden biri de uzun saplı, geniş ve sığ kemik kaşıkların çok sayıda üretilmiş olmasıdır. Alanda bulunan hayvan kemikleri büyük ölçüde evcilleştirilmiş koyun ve domuz kemiklerinden oluşmakta olup, av hayvanı kemiği sayısı oldukça azdır. Höyüğün IV. ve III. tabakaları için radyokarbon yaş tayini MÖ 6500-6000 yıllarına, II. tabakası için ise MÖ 6030-5710 yıllarına işaret etmektedir. Bu verilerle yerleşimin Bulgaristan'ın İlk Neolitik Çağ Karanovo I kültüründen daha eski olduğu görülmektedir; nitekim 2. yapı katında Karanova I türü boyalı çömlek parçaları ele geçirilmiştir. Kazı başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Hoca Çeşme Höyüğü'nün yalnızca Trakya'nın değil, Balkanlar'ın da en önemli Neolitik Çağ merkezlerinden biri olduğunu yazmaktadır.