Hassek Höyük Hakkında Genel Bilgi
Hassek Höyük, Şanlıurfa ilinin Siverek ilçesinde, Yukarı Tillakin (Yukarı Tallakin) Köyü yakınlarında yer alan tescilli bir arkeolojik höyüktür. Fırat Nehri'nin yarattığı erozyon nedeniyle tahrip olmadan önce 350 x 150 metre boyutlarında bir yerleşim yeri olduğu tahmin edilmektedir. Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce tescillenen (Tescil No ve derece: 388, Tescil tarihi: 10.02.1990) bu tarihi alan, arkeoloji dünyası açısından kritik önem taşıyan kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.
Kazı Çalışmaları ve Tarihsel Dönemler
Höyükteki kazı çalışmaları ilk olarak İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında Aşağı Fırat Havzası Yüzey Araştırmaları kapsamında incelenmiştir. İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Münih Üniversitesi ortak projesi olarak 1978 yılında başlatılan kazı çalışmaları ise B. Hrouda ve M. R. Behm-Blancke başkanlığında 1986 yılına kadar sürdürülmüştür. Yapılan kazılarda Geç Kalkolitik Çağ'dan (MÖ 3.100-3.000) Son Uruk Dönemi'ne uzanan bir yerleşim saptanmıştır. Surla korunan Erken Tunç Çağı kültür katında ise dört yerleşim katı bulunmakta olup doğu ve batı yamaçlarında bu evrenin geniş bir yayılım gösterdiği ifade edilmektedir.
Uruk Kültürü, Sosyal Yapı ve Uzmanlaşmış Üretim
Hassek Höyük, Mezopotamya merkezli Uruk Kültürü'nün Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yayılmasının sürdüğü Erken Tunç Çağı IA evresindeki tipik koloni veya istasyon kasabalarından biridir. Bu evreden itibaren seçkin sınıfın yerleşme alanı ile diğer insanların yerleşme alanı (aşağı şehir) ayrılmaya başlamıştır. Ayrıca höyük, uzmanlaşmış bir üretim alanına sahiptir; Kuzey Suriye'deki tüm koloni yerleşmeleri için Kelani tarzı çakmak taşı bıçak üretimi bu yerleşmede gerçekleştirilmiştir. Erken Tunç Çağı IA evresinin sonunda Uruk Kültürü'nün yerini Jemdet Nasr Kültürü'nün almasıyla yöredeki seramik buluntuları da değişmiştir.
Önemli Buluntular ve Dünyanın İlk Mozaiği
Hassek Höyük'ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, MÖ 3.400 yılına tarihlenen ve dünyanın ilk mozaiği kabul edilen buluntunun burada açığa çıkarılmış olmasıdır. Höyükte yürütülen kazılarda ayrıca az sayıda Karaz çanak çömleği, mühür baskılı çanak çömlek buluntuları ve batı yamaçta Erken Tunç Çağı kültür evresine ait olduğu düşünülen bir mezarlık alanı tespit edilmiştir.