Ankara'nın Tarihi Mirası: Hacı Bayram Camii
Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulus semtinde konumlanan Hacı Bayram Camii, Augustus (Ogüst) Tapınağı'nın hemen bitişiğinde yükselen çok değerli bir tarihi yapıdır. İlk zaviye olarak inşasına hicri 831 yılında (miladi 1427-1428 yıllarında) başlanan caminin ilk mimarı Mimar Mehmet Bey olsa da kendisi hakkında günümüze ulaşan detaylı bilgi bulunmamaktadır. Günümüzdeki mimari görünümüyle 17. ve 18. yüzyıl camilerinin karakteristik özelliklerini yansıtan bu tarihi ibadethane, Türkiye için Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de yer almaktadır.
Yapısal ve Estetik Detaylar
Uzunlamasına dikdörtgen planlı bir şemaya sahip olan cami; taş kaidesi, tuğla duvarları ve kiremit çatısıyla geleneksel mimari unsurları bir araya getirir. Hacı Bayram Camii ahşap işçiliği, ahşap üzerine yapılan kalem-işi süslemeleri ve çini detayları bakımından son derece zengin bir estetik sunar. Caminin iç mekanındaki ahşap yüzeyler üzerinde Nakkaş Mustafa Paşa imzalı boyama nakışlar dikkat çekmektedir. Güneydoğu duvarında yükselen iki şerefeli minare ise kare planlı taş bir kaide üzerine silindirik tuğla gövdeyle inşa edilmiştir.
Tarihi Türbeler ve Bahçe Alanı
Cami, adını bahçesinde yer alan ve 1429 yılında inşa edilen Hacı Bayram Türbesi'nden almaktadır. Caminin mihrap duvarına bitişik konumda bulunan bu türbe, kare planlı ve sekizgen tamburlu bir tasarıma sahip olup üzeri kurşun kubbe ile örtülmüştür. Caminin bahçesinde ayrıca 18. yüzyıla ait olan Osman Fazıl Paşa Türbesi de yer almaktadır. Sekizgen plana sahip bu ikinci türbe doğrudan duvarlara oturan bir kubbe ile örtülüdür; türbedeki sanduka ise daha sonradan aile mezarlığına nakledilmiştir.
Restorasyon Çalışmaları ve Kapasite
Yüzyıllar boyunca çeşitli dönemlerde onarım gören cami, 1714 yılında Hacı Bayram Veli'nin torunlarından Mehmet Baba tarafından tamir edilmiştir. Cumhuriyet döneminde, 1940 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen külliye, son olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde aslına uygun şekilde yenilenmiş ve 14 Şubat 2011 tarihinde yeniden ibadete açılmıştır. Yapılan bu çalışmalar neticesinde kapalı alanda 4.500, açık alanda ise 1.500 olmak üzere toplamda 6.000 kişinin aynı anda ibadet edebileceği kapasiteye ulaştırılmıştır.