Gülşehir, Nevşehir iline bağlı, deniz seviyesinden ortalama 927 metre yükseklikte ve Kızılırmak'ın güney kenarında yer alan tarihi bir ilçedir. Nevşehir il merkezine 20 kilometre uzaklıkta konumlanan bu yerleşim bölgesinin yüzölçümü 879 kilometrekaredir. Antik dönemdeki adı Zoropassos olan ilçenin eski adı ise Arapsun olarak bilinmektedir. Tarihi kayıtlara göre Arapsun kasabasının ismi 1948 yılında yayımlanan Resmi Gazete ile Gülşehir olarak değiştirilmiştir.
Osmanlı Dönemi İmarı ve Gülşehir Külliyesi
Osmanlı döneminde Gülşehir, sadrazamlar eliyle önemli imar faaliyetlerine sahne olmuştur. Damat İbrahim Paşa'nın Nevşehir'de gerçekleştirdiği imar hareketlerinin benzerini, bir diğer Osmanlı Sadrazamı olan Silahdar Seyyid Mehmed Paşa da Gülşehir'de hayata geçirmiştir. Silahdar Seyyid Mehmed Paşa, o dönemde yalnızca 30 haneden ibaret olan Gülşehir'i zengin bir külliye ile donatmıştır. Bu tarihi külliye; bünyesindeki cami, medrese ve çeşme yapılarıyla ilçenin çehresini ve tarihi dokusunu şekillendiren temel taşlar arasında yer almaktadır.
Açıksaray Ören Yeri ve Hacı Bektaş Veli Mescidi
Gülşehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta yer alan Açıksaray ören yeri, bölgenin en önemli tarihi ve inanç merkezlerinden biridir. Tüf kayaları içerisine oyulmuş sayısız mekanları, Roma Dönemi kaya mezarları ile 9. ve 10. yüzyıllara tarihlenen kaya kiliselerini barındıran bu alan, geçmişte önemli bir piskoposluk merkezi olarak faaliyet göstermiştir. Ayrıca bu ören yerinde bulunan ve halk arasında Hacı Bektaş Veli Mescidi olarak adlandırılan yapı dikkat çekicidir. Kareye yakın planlı bu mescid, mihrabının günümüze kadar korunmuş olmasıyla İslami mimari açısından önem taşırken, batı kesiminde yer alan yüksekçe nişleri ile de göze çarpmaktadır.
Aziz Jean Kilisesi
İlçenin hemen girişinde yer alan iki katlı Aziz Jean Kilisesi, Hristiyanlık tarihi ve kaya oyma mimarisi açısından son derece kıymetli detaylar barındırmaktadır. Kilisenin alt katında tek apsisli, haç planlı, haç kolları ve beşik tonozlu bir kilise yapısı ile birlikte şarap mahzenleri, mezarlar, su kanalı ve görevlilere ait odalar bulunmaktadır; bu katın merkezi kubbesi çökmüştür. Alt kattaki süslemeler, direkt ana kaya üzerine kırmızı asi boyası kullanılarak yapılan stilize hayvan, geometrik desenler ve haç tasvirlerinden oluşmaktadır. Kilisenin üst katında ise İncil'den sahnelerle bezenmiş, tek apsisli ve beşik tonozlu bir diğer kilise yer almaktadır. Ana apsis resimleri hariç oldukça iyi korunan üst kat kilisesi, zamanla siyah bir is tabakasıyla kaplanmış olsa da 1995 yılında restoratör Rıdvan İşler tarafından gerçekleştirilen restorasyon ve konservasyon çalışmaları sonucunda bugünkü haline kavuşturulmuştur.