Toroslar'ın Zirvesinde Bir Taşeli Yerleşimi: Gülnar
Akdeniz Bölgesi sınırlarında yer alan Gülnar, Mersin ilinin tarihi ve coğrafi öneme sahip köklü bir ilçesidir. Toros Dağları'nın yaklaşık 950 metre yüksekliğindeki Taşeli Platosu üzerinde kurulmuş olan ilçe, Akdeniz kıyısına 32 kilometre mesafede konumlanmıştır. Doğusunda Silifke, batısında Anamur ve Bozyazı, kuzeyinde Mut, kuzeybatısında Karaman, güneyinde ise Aydıncık ilçeleriyle komşu olan bu özel coğrafyanın yüzölçümü 1.416 km²dir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise kaynaklarda 10 metre olarak geçmektedir.
Hititler'den Osmanlı'ya Uzanan Tarihsel Süreç
Gülnar'ın tarihi geçmişi antik dönemlere, Hititler'e kadar dayanmaktadır. Stratejik konumu dolayısıyla bölge sırasıyla Asurlular, kısa bir süre İran ve Mısırlıların egemenliğinde kalmış, ardından Antik Romalılar tarafından yönetilmiştir. Bölge, Türk ve İslam dünyasıyla buluşmasının ardından 1461 yılında Silifke ve Mut ile birlikte, Fatih Sultan Mehmet'in önemli komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı İmparatorluğu yönetimine katılmıştır. İlçe, 3 Haziran 1916 tarihinde düzenlenen resmi bir törenle ilçe statüsü kazanmıştır.
Gülnar Hatun Efsanesi ve Türkmenlerin Yurdu
İlçenin bugünkü halkının kökeni, 1230 yılında Orta Asya'da bulunan Balkaş Gölü kıyısındaki Gülnar'dan göç ederek bu yöreye yerleşen Türkmenler'e dayanmaktadır. Anayurtlarından zorunlu göçle ayrılan göçerlerin ataları, efsanevi kadın liderleri Gülnar Hatun önderliğinde büyük savaşlar ve uğraşlar vererek Mersin (İçel) bölgesine gelip yerleşmişlerdir. Göçerler, liderlerinin ulusu uğruna canını feda etmesi üzerine, yerleştikleri bu bölgeye hem Orta Asya'dan geldikleri yerin adını hem de liderleri Gülnar Hatun'un ismini vererek ilçenin kurucusu olmuşlardır. 1900'lü yıllarda Aydıncık ilçe iken Gülnar, Yörüklerin ticaret yaptığı ve bir diğer adı Anaypazarı olan bir köy konumundayken, yaylaya çıkan yöneticilerin girişimiyle ilçe yapılmıştır.
Ekonomik Hayat ve Geleneksel El Sanatları
Gülnar halkının temel geçim kaynağını tarım oluşturmaktadır. Toplam yüzölçümü 166.900 hektar olan ilçede tarım arazisi 35.110 hektardır. Orman ve fundalık alanların geniş yer kapladığı coğrafyanın dağlık kesimlerinde tahıllardan buğday ve nohut ekilirken, bağcılık da son derece önemli bir gelir kaynağıdır. Son yıllarda elma, armut ve şeftali yetiştiriciliği de yaygınlaşmış olup sulak alanlarda turfanda sebzecilik ile seracılık faaliyetleri yapılmaktadır. Ayrıca kültürel değerlerin korunmasında büyük rol oynayan köylerde, "ıstar" ve "çulhalık" adı verilen geleneksel dokuma tezgahlarında yöreye özgü halı, kilim, çul, çuval, heybe ve bez gibi dokumalar imal edilerek gelenek yaşatılmaktadır.