Toroslar'dan Akdeniz'e Uzanan Doğal Sınır: Göksu Nehri
Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akarak Mersin'in Silifke ilçesi güneyinde Akdeniz'e dökülen Göksu Nehri, 260 kilometre uzunluğa ve 10.000 kilometrekarelik geniş bir havza alanına sahiptir. Nehir, Toros Dağları'nda yer alan Geyik Dağları'ndan doğan ve yaklaşık aynı uzunluktaki iki ana koldan oluşur: Kuzeyde Ermenek Göksu olarak bilinen Gökçay ve güneyde Hadim Göksuyu olarak bilinen Gökdere. Karaman-Ermenek'i geçen bu iki kol, Mut ilçesinin güneyinde birleşerek Göksu adını alır ve en nihayetinde Paradeniz olarak bilinen deltada Akdeniz ile buluşur.
Antik Çağlardan Orta Çağ'a Göksu'nun Tarihi ve İsim Kökeni
Göksu Nehri, tarih boyunca farklı medeniyetler tarafından isimlendirilmiş önemli bir su yoludur. Strabon, Ptolemaios ve Plinius gibi antik coğrafyacıların eserlerinde geçen nehir, Antik Yunanlar tarafından "kadeh gibi akan nehir" veya "çanak gibi kıvrılan akarsu" anlamına gelebilecek "Kalýcadnos" ismiyle bilinmiş ve bu isim Latinceye "Calycadnus" olarak geçmiştir. Orta Çağ'da ise Bizanslılar ve Haçlılar tarafından "Saleph" adıyla anılmıştır. Tarihi kayıtlara göre, Kutsal Roma İmparatoru Friedrich Barbarossa, Üçüncü Haçlı Seferi sırasında 10 Haziran 1190 tarihinde bu nehirde boğularak hayatını kaybetmiştir. Bu trajik olayın ardından imparatorun ordusu dağılmış ve Kudüs'ü kuşatan Selahaddin Eyyubi'ye karşı beklenen destek ulaştırılamamıştır.
Biyoçeşitlilik Cenneti Göksu Deltası ve Su Sporları
Akgöl ve Paradeniz'i bünyesinde barındıran Göksu Deltası, 300'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan olağanüstü bir doğa alanıdır. Dünya genelinde yumurtlama alanları son derece kısıtlı olan nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağası Caretta caretta ile mavi yengeçler (Callinectes sapidus) yumurtalarını bu deltaya bırakmaktadır. Sahip olduğu benzersiz ekolojik değerler nedeniyle Göksu Nehri ve çevresi, Çevre Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır. Ayrıca nehrin Mut'un güneyinden başlayan 90 kilometrelik bölümü, yavaş akışlı yapısı sayesinde raftinge yeni başlayanlar için son derece elverişli koşullar sunmakta ve su sporları merkezi olarak hizmet vermektedir.
Göksu Üzerindeki Mühendislik Çalışmaları ve Konya Ovası Projesi
Nehir üzerinde enerji üretimi ve akış kontrolü amacıyla Gezende Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Ermenek Barajı ve Hidroelektrik Santrali inşa edilmiştir. Bunun yanı sıra, nehrin sularını Konya Ovası'na aktarmak amacıyla inşa edilen Mavi Tünel Projesi büyük bir öneme sahiptir. Etüt çalışmaları 1960'lı yıllara dayanan, inşasına 2009'da başlanıp 2012'de tamamlanan ve Mayıs 2015'te ilk suyun gönderildiği bu proje ile Akdeniz'e akmakta olan 700 milyon metreküplük su Konya Ovası'na yönlendirilmektedir. Bu devasa yatırım, kuruyan Hotamış sazlığının yeniden canlandırılmasını sağlarken, yeraltı sularının korunmasına katkıda bulunmakta ve Konya kentinin 50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır.