Göllü Dağ'ın Coğrafi ve Jeolojik Yapısı
Göllüdağ, Niğde şehir merkezinin yaklaşık 60 km kuzeyinde, Gölcük Beldesi ve Kömürcü köyünün güneybatı yönünde yer alan sönmüş bir yanardağdır. Deniz seviyesinden 2.172 metre yüksekliğe sahip olan bu doğal yapı, jeolojik açıdan lav domları sınıfına girmektedir. Volkan konisinin üst kısmında geniş bir krater çukurluğu bulunmakta olup, bu kraterin bir bölümünde dağa adını veren eşsiz krater gölü yer almaktadır.
İnsanlık Tarihinin İlk Obsidiyen Atölyeleri
Göllü Dağ, insanlık tarihi açısından dünya çapında öneme sahip arkeolojik bulgular barındırmaktadır. 1934 yılında başlayan kazı çalışmalarında, 1996 yılı verileriyle ilk insanların Afrika'dan Avrupa'ya geçiş sürecinde bu alanları kullandığı kanıtlanmıştır. Dağda bol miktarda yer alan volkanik cam yani obsidiyen madeninin, MÖ 8.000'li yıllarda Neolitik dönem insanları tarafından çıkarıldığı, işlendiği ve Kıbrıs ile Suriye gibi çok uzak bölgelere ticaretinin yapıldığı belirlenmiştir. Obsidiyenin işlendiği bu özel alanlar, insanlığın bilinen ilk atölyeleri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, 2000 yılında dağ yamacında yaşanan doğal erozyon sonucunda, atların atasına ait olduğu düşünülen tarihi bir kemik parçasına da ulaşılmıştır.
Geç Hitit Dönemi Sur Kenti ve Aslan Heykelleri
Dağın zirve kesiminde, Geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen önemli bir yerleşim yerinin kalıntıları bulunmuştur. Buradaki antik şehir, dağın kendi kayaçlarından inşa edilmiş güçlü bir dış surla çevrilerek koruma altına alınmış, kentin en önemli idari ve dini yapıları ise ikinci bir iç sur sistemiyle ekstra güvenlik çemberine alınmıştır. Bu kıymetli yapı kalıntılarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan tarihi aslan heykelleri, günümüzde Kayseri Müzesi'nde sergilenmektedir.
Volkanik Faaliyetler ve Bilimsel Jeokimyasal Özellikler
Göllüdağ ve çevresinde yapılan jeokimyasal araştırmalar, bölgedeki volkanitlerin kalkalkalen seriye dahil olduğunu ve Arap-Afrika levhası ile Anadolu levhacığı arasındaki kıta/kıta çarpışması sonucunda meydana geldiğini göstermektedir. Bölgedeki volkanizmanın Üst Miyosen döneminde andezitik lav akıntıları ve domlarla başladığı, Alt Pliyosen ve Alt Kuvaterner süreçlerini takiben en son bazaltların oluşumuyla tamamlandığı saptanmıştır. Yapılan radyometrik yaş tayinleri, lavlarda 10.1 milyon yıl ile 5.5 milyon yıl gibi köklü tarihsel yaşları doğrulamaktadır.