İstanbul'un Tarihî Kalbi ve Merkez İlçesi: Fatih
İstanbul'un kurulup geliştiği bölgenin tamamını kaplayan Fatih, günümüzde İstanbul ilinin merkez ilçesidir. İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Emniyet Müdürlüğü ve şehrin vergi dairesi gibi en önemli kamu kurumlarına ev sahipliği yapması nedeniyle şehrin idari merkezi olarak kabul edilir. Kıyılarının toplam uzunluğu 14 kilometre olan ve yedi tepe üzerine kurulu bu eşsiz bölge, bütünüyle tarihî surlar, Haliç ve Marmara Denizi ile çevrilidir.
Antik Çağ'dan Bizans İmparatorluğu'na Ulaşan Tarih
Fatih'in yerleşim geçmişi üç bin yılı aşmaktadır. Bölgedeki ilk yerleşim MÖ 7. yüzyılda Megaralı kolonistler tarafından Bizantion adıyla kurulmuştur. Roma İmparatorluğu'nun 330 yılında I. Konstantin tarafından başkent ilan edilmesiyle yarımada imparatorluğun yönetim merkezi hâline gelmiş; Konstantin Forumu, Büyük Saray, Hipodrom ve Ayasofya gibi anıtsal yapılarla şekillenmiştir. 5. yüzyılda inşa edilen Theodosius Surları ise şehri koruyan dünyanın en güçlü savunma sistemlerinden birini oluşturmuştur. Haçlı Seferleri'nin yarattığı yıkımın ardından 1261'de yeniden imar edilen yarımadada, Zeyrek'teki Pantokrator Manastırı ve Vefa'daki Kilise Cami gibi Bizans dönemi eserleri yükselmiştir.
Osmanlı Cihan İmparatorluğu'nun Payitahtı
1453 yılında gerçekleşen fethin ardından Fatih, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olarak büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Fatih Sultan Mehmed fethin onuncu yılında eski Havariyyun Kilisesi'nin yerine kendi adıyla anılan büyük bir külliye yaptırmıştır. Fatih Külliyesi çevresinde zamanla klasik bir Osmanlı yerleşimi ve Müslüman mahallesi ortaya çıkmıştır. Bölge; devletin yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı ve 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından inşa edilen Süleymaniye Külliyesi gibi abidevi yapılarla donatılmıştır. Osmanlı yönetiminde Müslümanların yanı sıra Fener ve Balat'taki Rum Ortodoks Patrikhanesi, Samatya'daki Ermeni mahalleleri ve sinagoglarıyla çok kültürlü bir sosyal yapı kurulmuştur.
Cumhuriyet Dönemi, Ulaşım ve Eşsiz Turistik Miras
Tarihî yarımada 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dâhil edilmiştir. Bölgenin ulaşım altyapısı tarihsel olarak 1871 yılında açılan Sirkeci-Edirne demiryolu ile şekillenmiş, cumhuriyet döneminde ise Vatan Caddesi ve Millet Caddesi gibi ana caddelerin açılmasıyla dönüşüm yaşamıştır. Günümüzde Fatih; Ayasofya, Süleymaniye Camii, Kapalıçarşı, Sultanahmet Meydanı, Haliç kıyıları ve Fener-Balat sokakları ile hem dini hem de turistik açıdan dünyanın en önemli çekim merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.