Eyüpsultan Mezarlığı'nın Tarihi ve Kökeni
Eyüpsultan Mezarlığı (Eyüp Mezarlığı olarak da bilinir), İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, Haliç kıyısında bulunan tarihi ve manevi değeri yüksek bir mezarlıktır. Bu tarihi mezarlık, adını Emeviler'in 7. yüzyılda Konstantiniye'ye düzenlediği başarısız seferde (674–678) sancaktarlık yapan ve kuşatma esnasında ölen Ebu Eyyûb el-Ensarî'den alır. Ebu Eyyûb el-Ensarî'nin türbesinin burada bulunuşu ve halkın ona yakın gömülme isteği mezarlığın meydana gelişine temel neden olmuştur. İstanbul'daki en büyük İslam mezarlıklarından biri olan bu alanda padişahlar, sadrazamlar, şeyhülislamlar, vezirler, kumandanlar, hanım sultanlar, saray mensupları ile din, tasavvuf, ilim, fikir ve sanat adamları gömülmüştür.
Mimari ve Sanatsal Değeri
Osmanlı Dönemi Mezar Taşları
İstanbul'un fethinden hemen sonra başlayan gömülerle birlikte mezar taşlarında toplumun düşünce yapısı açıkça ortaya çıkmıştır. Mezarlıktaki ilk mezar taşları gösterişten uzak bir yapıya sahiptir. Anadolu mezar taşlarındaki büyük çeşitlilik burada da dikkati çekmektedir. Başlıbaşına birer sanat eseri niteliğindeki bu taşlar, mezarda yatan kişinin kimliği konusunda da ayrıntılı bilgi sunmaktadır. 18. yüzyılın sonlarında yeni mermer ocaklarının bulunmasıyla birlikte mermerlerden daha çok yararlanılmıştır. Osmanlı türbe mimarisinin uyguladığı plan tipleri, üslup ve bezeme çeşitleri bu alanda sergilenmektedir. Açık ve kapalı türbelerde, hazirelerde mermer, taş ve tuğla ile birlikte kullanılmış; çini süslemeler, kalem işleri, ştuk ve hat yazıları da bunları tamamlamıştır.
Gezilecek Önemli Noktalar
Pierre Loti Tepesi ve Çevresi
Fransız yazar Pierre Loti'nin zaman zaman gelerek kahve içtiği söylenen kahvehanenin bulunduğu Pierre Loti Tepesi'ne çıkan yokuşun çevresinde tanınmış kişilerin mezarları vardır. Yokuşun hemen başında, 1900'de cihan pehlivanlığını kazanan, 1904'te de ölen Kara Ahmed'in demir parmaklıklı mezarı yer alır. Aynı yol üzerinde Kaşgari Murtaza Efendi Camii çevresindeki mezarlıklarda Türk musikisinin büyük üstadı Zekai Dede Efendi, hattat Kâmil Efendi, Edirne tarihi yazarı Badi Ahmed Efendi ve Mareşal Fevzi Çakmak gömülüdür. Fevzi Çakmak'ın kabrinin yakınında Nakşi şeyhi Küçük Hüseyin Efendi'nin kabri bulunur. Eyüpsultan Mezarlığı, Nakşibendilerin yoğun olarak gömüldüğü bir yer olduğundan eski İstanbullularca 'Nakşi Tarlası' olarak da adlandırılırdı. Kaşgâri Tekkesi'nden yukarıda, Karyağdı ismiyle tanınan Bektaşî Tekkesi'ne uzanan yolun iki yani da daha eskiye inen mezar taşlarıyla karşılaşılır.
Gizemli Cellat Mezarlığı
Mezarlığın oldukça ilginç bir bölümü de Gümüşsuyu'na çıkan sırtlardaki cellat mezarlığı idi. Cellatlık mesleği halk arasında iyi karşılanmadığından bu işi yapanlar ayrı bir mezarlığa gömülmüştür. Buradaki mezar taşları oldukça kalın ve insan büyüklüğündeki taşlardan yapılmıştır. Ancak Pierre Loti yakınlarındaki cellat mezarlığı bugün tamamen yok olmuştur; normal mezarlıkla birbirine karışmış ve çok sayıda yeni dönem mezarları oluşturulmuştur. Günümüze ulaşan tek tük cellat mezarlarının birçoğu yeni kabirlerin arasında kalmış veya tahribata uğramış durumdadır.
Ulaşım ve Günümüzdeki Durumu
Doğanın tahribine, kamulaştırmalara, gecekondu yapımında yok olmalarına ve kırılmalarına karşılık mezarlığın büyük bir bölümü korunmuştur. Günümüzde, Pierre Loti Tepesi'yle Haliç kıyısı arasında uzanan Eyüp - Piyer Loti Teleferik Hattı mezarlığın hemen üzerinden geçmektedir. 2005 yılında hizmete giren 384 metre uzunluğundaki bu hat, Maçka - Taşkışla hattından sonra İstanbul'un ikinci teleferik hattıdır ve ziyaretçilere Haliç manzarası eşliğinde seyahat imkanı sunmaktadır.