Euchaita Antik Kenti, Helenopontus bölgesinde, Bizans İmparatorluğu'nun Armeniakon Theması sınırları içinde yer alan tarihi bir piskoposluk merkezidir. Roma döneminde Ancyra ile Amasea'yı birbirine bağlayan askeri ve ticari yol üzerinde kritik bir durak noktası olan yerleşim, Hristiyanlık tarihi açısından da büyük bir öneme sahiptir. Kent, özellikle M.S. 306 yılında şehit düştüğü kabul edilen Anadolulu aziz Theodor Tiron'a adanmış büyük bir hac merkezi olarak ün kazanmıştır.
Tarihsel Gelişimi ve Kuşatmalar
Tarih boyunca çeşitli saldırılara maruz kalan Euchaita, 515 yılında Hun akıncıları tarafından yağmalanmıştır. Bu yıkımın ardından Bizans İmparatoru I. Anastasius Dicorus tarafından tahkim edilerek yeniden inşa edilmiş ve şehir statüsüne yükseltilmiştir. 7. yüzyılın başlarında otosefal bir başpiskoposluk haline gelen kent; 615 yılında Sasaniler tarafından yakılmış, 640 ve 663 yıllarında ise Emevi Halifesi I. Muaviye komutasındaki Arap ordularının saldırılarına uğramıştır. Bu akınlar sırasında Aziz Theodore Kilisesi yıkılmış olsa da kent her seferinde yeniden toparlanmayı başarmıştır.
Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri
Bizans İmparatoru VI. Leon döneminde metropolitlik seviyesine yükseltilen Euchaita, 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından Türk fetihlerinin sınırında kalmıştır. 12. yüzyıldan itibaren Selçuklu Sultanlığı'nın kontrolüne giren yerleşim, zamanla nüfusunu kaybetmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde "Avkat" veya "Avhat" adıyla bilinen ve büyük ölçüde terk edilen bölgede, Aziz Theodore Kilisesi kalıntıları üzerinde Elvan Çelebi adında bir sufiye adanmış bir derviş tekkesi kurulmuştur. 1550'lerde bölgeyi ziyaret eden Alman gezgin Hans Dernschwam, dervişlerin Aziz Theodore'un mirasını Hızır-İlyas kültüyle yaşattığını ve antik kentin yapı taşlarının varlığını sürdürdüğünü kaydetmiştir.
Arkeolojik Çalışmalar ve Günümüzdeki Durumu
Günümüzde Çorum ilinin Mecitözü ilçesine bağlı Beyözü köyü, kısmen bu antik kentin kalıntıları üzerinde yükselmektedir. Tarihi Elvançelebi Camii ise Beyözü'nün yaklaşık 5 km batısında, Çorum-Tokat D.180 karayolu üzerinde bulunmaktadır. Kentin zengin tarihi dokusu, 2006-2012 yılları arasında Princeton Üniversitesi öncülüğünde yürütülen "Avkat Arkeoloji Projesi" kapsamındaki uluslararası kazı çalışmalarıyla bilim dünyasına kazandırılmıştır.