İstanbul'un Ortaköy sahilinde, Ortaköy Camisi'nin hemen yanında yükselen Esma Sultan Yalısı, neo-klasik üslubuyla Boğaziçi'nin en görkemli yapılarından biridir. Mimar Sarkis Balyan tarafından inşa edilen bu eşsiz sahil sarayı, zengin tarihi ve geçirdiği büyük dönüşümlerle İstanbul'un kültürel mirasının simgelerinden biri olarak kabul edilir.
Yalının Tarihçesi ve Sahipleri
Yalı, adını Osmanlı Sultanı Abdülaziz'in kızı Esma Sultan'dan (1873 - 1899) almaktadır. Esma Sultan henüz 16 yaşındayken dönemin önemli devlet adamlarından Çerkes Mehmet Paşa ile evlendirilmiş ve Ortaköy Camii yanındaki 17. yüzyıldan kalma yalı, yeniden inşa edilerek kendisine düğün hediyesi olarak verilmiştir. Bölgenin en büyük ahşap yapısı olan bu yalı, o döneme kadar Tırnakçı Yalısı olarak bilinmekteydi. I. Abdülhamit'in kızlarından Esma Sultan ile evlenen Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa da bir dönem Tırnakçı Yalısı'nda ikamet etmiştir.
Esma Sultan'ın 1899 yılındaki vefatının ardından II. Abdülhamit yalıyı kız kardeşi Cemile Sultan'a devretmiştir. Cemile Sultan'ın vefatından sonra ise V. Murad'ın kızı Fatma Sultan, II. Abdülhamit'e ricada bulunarak bu sahilhaneyi satın almıştır. Yalı, 1915 yılına kadar Osmanlı Hanedanı'nın mülkiyetinde kalmıştır.
Yangınlar, Depolar ve Harabeden Doğuş
1918 yılından itibaren Rum okulu olarak kullanılan yapı, 1920'lerde büyük bir yangın geçirmiş ve 1922 yılından itibaren tütün deposu olarak hizmet vermiştir. 1952 yılında Saffet Baştımar tarafından satın alınarak marangozhane, mobilya deposu ve kömür deposu olarak işletilmiş, bu dönemde Baştımar Yalısı adıyla da anılmıştır. 1975 yılı başlarında sahipleri tarafından satışa çıkarılan bina, o sırada çıkan başka bir yangınla tamamen yanmış ve geriye sadece dış tuğla duvarları kalmıştır.
Uzun yıllar metruk ve harabe halde kalan bina, 1990'lı yıllarda The Marmara oteller zinciri tarafından satın alınmıştır. Dış duvarları korunarak iç mekanına camdan duvarlar giydirilmiş ve kapalı bir hacim elde edilmiştir. 1999 yılında mimar Gökhan Avcıoğlu ve GAD Mimarlık tarafından yeniden işlevlendirilen yalı; Mimar Haluk Sezgin ve Mimar Philippe Robert'in yenileme ve ilave tasarımlarını takiben 2001 yılında çok amaçlı bir etkinlik merkezi olarak kapılarını yeniden açmıştır.
Mimari Özellikleri ve Günümüzdeki İşlevi
Esma Sultan Yalısı, geleneksel yalı mimarisinden boyutları, yönü ve malzemesi ile ayrılır. İki kat ve bir çatı katından oluşan yalı, 884 m² yüzölçümüne ve 4030 m² genişliğinde bir bahçeye sahiptir. Yapı 2226 m²'lik bir alan içinde yer almaktadır. Zemin katı 31,5 metre genişliğinde, 27 metre uzunluğunda ve 3,80 metre yüksekliğindedir. İkinci kat ile birleşen ilk kat ise 31,5 metre genişliğe, 31 metre uzunluğa ve 6,80 metre yüksekliğe sahiptir. Orijinal yapısında dışı kâgir, içi bağdadi ahşap olan yalının deniz cephesinde iki oda bulunmakta ve bu odalar merkeze bir sofa ile bağlanmaktaydı. Salon cephenin ortasında çıkma yapmakta ve yapının merkezinde büyük bir merdiven görülmektedir.
Günümüzde çelik ve cam strüktürle korunan bu tarihi yapının giriş katında bir bar ve restoran yer almaktadır. Çelik kavisli merdivenlerle ulaşılan ikinci katta ise konferans salonu veya çeşitli etkinliklerin düzenlenebildiği alanlar bulunur. Tarihi atmosferi modern mimariyle harmanlayan Esma Sultan Yalısı, günümüzde İstanbul Uluslararası Caz Festivali gibi önemli sanatsal organizasyonlara, toplantı ve konferanslara ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.