Doğu Anadolu'nun Tarih ve Kış Sporları Merkezi: Coğrafi Konum
Erzurum, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve Erzurum ilinin merkezi olan tarihi bir şehirdir. Erzurum Ovası'nın güneydoğu kenarında, bu ova ile Palandöken Dağı'nın temas sahasında kurulmuştur. Tabiat şartlarının ve coğrafi konumunun elverişliliği ile önemli uygarlık ve medeniyet merkezlerine yakınlığı, Erzurum'un Anadolu'daki en eski yerleşim merkezlerinden biri olmasını sağlamıştır. Günümüzde şehir, zengin tarihi birikimi, eşsiz mimari eserleri ve modern kış sporları tesisleriyle tanınan önemli bir turizm merkezidir.
Theodosiopolis'ten Erzurum'a: Şehrin Köklü Etimolojisi
Şehrin tarihte bilinen ilk adı, Doğu Roma İmparatoru II. Theodosius'un (408-450) ismiyle ilişkili olan Theodosiopolis'ti. Ermeniler ise bölgeyi Karin adıyla anmaktaydı. Belâzürî'nin aktardığına göre, bölgeye egemen olan kişinin ölümü üzerine yönetime geçen eşi Kali tarafından kurulduğu için şehre Araplar tarafından Kālîkalâ denilmiştir. 11. yüzyıldan itibaren Türkler, Theodosiopolis için Erzen adını kullanmışlardır. Basılan Selçuklu paralarında şehrin adı "Erzenü'r-Rûm" (ارzen الروم), "Erzen-i Rûm" ve "Erz-i Rûm" şeklinde yazılmıştır. Bu ad zamanla "Arz-ı Rûm" olmuş ve son olarak günümüzdeki Erzurum şeklini almıştır. Hudûd el-âlem isimli tarihi kaynakta da şehrin müstahkem bir kalesi olduğu, her taraftan gelen gazilerin nöbet tutarak şehri koruduğu ve tüccarların yoğun olduğu belirtilmektedir.
Yontma Taş Devri'nden Selçuklu Hakimiyetine Tarihçe
Erzurum ve yöresinde yapılan kazılar sonucunda bulunan bazı taş araçlar, yerleşimin geçmişini yontma taş devrine kadar götürmektedir. Bölgedeki Karaz, Pulur, Güzelova Höyük ve Sos Höyük buluntuları, Erzurum'un İlk Tunç Çağı'nda Karaz kültürünün merkezi konumunda olduğunu kanıtlamaktadır. Tarih boyunca Hurriler, Asurlular, Kimmerler ve İskitler (Sakalar) gibi toplulukların hüküm sürdüğü bölge, MÖ 6. yüzyılda Persler tarafından istila edilmiş, MÖ 4. yüzyılda ise Makedonya Kralı İskender'in hakimiyetine girmiştir. Roma İmparatorluğu'nun bölünmesiyle MS 395'te Doğu Roma (Bizans) sınırlarında kalan kent, İran saldırılarına karşı muhtemelen 415-422 yıllarında Theodosiopolis adıyla tahkim edilmiştir.
Türk-İslam Dönemi, Saltuklular ve Anadolu Selçuklu Mirası
Theodosiopolis, Müslüman Komutan Ömer bin Hattab komutasındaki İslam orduları tarafından 633 yılında fethedilmiştir. Müslümanların eline geçmesiyle nüfusu kısa sürede hızla artarak 200 bine ulaşmış ve döneminin dünyadaki en büyük şehirleri arasına girmiştir. Daha sonra Bizans'ın tekrar eline geçen şehirde Türk hakimiyeti, 1048 yılındaki Pasinler Muharebesi'nin ardından kesinleşmeye başlamış; 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra Sultan Alparslan'ın şehri Emîr Saltuk'a iktâ etmesiyle Türk dönemi resmen kurulmuştur. Erzurum, 1202 yılına kadar Saltuklu Beyliği'nin baş şehri olmuştur. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Süleyman Şah beyliği ortadan kaldırarak şehri kardeşi Mugīsüddin Tuğrul Şah'a vermiştir. Anadolu’nun en büyük Selçuklu medresesi olarak kabul edilen muazzam Çifte Minareli Medrese, bu dönemde Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad'ın kızı Hüdâvent Hatun tarafından inşa ettirilmiştir.
Moğol İstilası, Akkoyunlu Yönetimi ve Osmanlı Fethi
Erzurum, 1242 yılında Moğol ordusu kumandanı Baycu Noyan tarafından tahrip edilmiş ve halkının büyük kısmı kılıçtan geçirilmiştir. 1243 Kösedağ yenilgisinin ardından Moğol hakimiyetine giren şehir büyük zarar görmüş ve halk başka yerlere göç etmiştir. İlhanlılar'ın parçalanmasının ardından Eretna Beyliği ve Karakoyunluların eline geçen şehir, 1387'de Timur ordularınca istila edilerek tekrar tahrip edilmiştir. 1467'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın hakimiyetine giren kentte, halk arasında Hasan Padişah Kanunu olarak bilinen kanunlar yürürlüğe konulmuştur. 1502'de Safevî hükümdarı Şah İsmail'in egemenliğiyle halkı Şiiliğe zorlaması üzerine Sünni halk göç etmiş ve şehir ıssızlaşmıştır. Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Savaşı dönüşünde adeta bir harabeye döndüğü için girmediği Erzurum kalesi, bölgedeki İran nüfuzunun tamamen kırılmasının ardından Sevindik Han adında bir yöneticinin idaresindeyken nihayet tam anlamıyla Osmanlı yönetimine katılmıştır.