Emirgân Korusu, İstanbul'un Sarıyer ilçesinin Emirgân semtinde, İstanbul Boğazı kıyısında yer alan tarihi ve doğa harikası bir korudur. Yaklaşık 47,2 hektarlık (429.537,8 m²) geniş bir alanda sırtlar ve yamaçlar üstüne yayılan bu benzersiz yeşil alanın çevresi yüksek duvarlarla çevrilmiş durumdadır. Hem tarihi dokusu hem de zengin yapısıyla İstanbul'un en önemli yapay ormanlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Emirgân Korusu'nun Tarihçesi
Korunun köklü tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. O dönemde Osmanlı Padişahı IV. Murad tarafından Emirgûneoğlu Yusuf Paşa'ya armağan edilen bölge, bu gelişmeden önce Feridun Bahçeleri olarak adlandırılmaktaydı. Bu anlamlı hediyenin ardından bölge günümüzdeki adı olan "Emirgân Korusu" olarak anılmaya başlanmış ve yüzyıllar boyunca pek çok kez el değiştirmiştir.
Mısır Hıdivi Dönemi ve Tarihi Köşkler
19. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa'ya verilen koruda imar çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, 1871-1878 yılları arasında koru sınırları içerisine üç adet tarihi köşk inşa edilmiştir. Günümüze de sapasağlam ulaşmayı başaran bu değerli yapılar; renkleri ve mimari özellikleriyle tanınan Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılmaktadır.
Halka Açılış ve Geleneksel Lale Festivali
Koru, 1940 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından kamulaştırılarak park olarak düzenlenmiş ve 1943 yılında resmen halkın kullanımına açılmıştır. Günümüzde Emirgân Korusu, her yıl Nisan ayında düzenlenen muhteşem Lale Festivali ile ünlüdür. Bu festival süresince renk cümbüşü içinde açan laleler koruyu adeta bir çiçek bahçesine dönüştürürken; düzenlenen çeşitli etkinlikler, konserler ve sergiler ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunmaktadır.