Düzce'nin Doğa Harikası: Efteni Gölü
Efteni Gölü, Düzce ili sınırlarında, Merkez ve Gölyaka ilçelerinin sınırında yer alan tektonik oluşumlu bir tatlı su gölüdür. Düzce il merkezinin 10 kilometre güneybatısında, Gölyaka ilçe merkezinin ise 2 kilometre doğusunda konumlanır. Düzce Ovası'nın en alçak noktası olan göl, çevredeki suları bünyesinde toplar. Düzce'nin doğusundan doğan Küçük Melen Çayı ile çevreden gelen Aksu, Asar ve Uğur dereleri bu göle dökülmektedir. Birleşen tüm bu sular, Büyük Melen Çayı adıyla gölden çıkararak Düzce-Sakarya il sınırını oluşturur ve Melenağzı köyünde Karadeniz'e dökülür. Melen Çayı üzerinde yapılması planlanan Melen Barajı vasıtasıyla, Melen Projesi kapsamında İstanbul'a içme suyu gönderilmesi hedeflenmektedir.
Zengin Yaban Hayatı ve Ekolojik Çeşitlilik
Efteni Gölü, zengin yaban hayatı ve bitki çeşitliliğiyle öne çıkmaktadır. Göl çevresinde otsu ve odunsu olmak üzere 105 karasal, yarısucul ve sucul bitki türü tespit edilmiştir. Ayrıca alanda barınan 175 kuş türünden 123 adeti Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) kırmızı listesinde yer almaktadır. Göl çevresinde 11 balık, 2 amfibi, 6 sürüngen, 9 memeli ve 14 omurgasız canlı türü yaşam sürmektedir. 2023-2024 kış döneminde yapılan gözlemlerde 22 kuş türünden 2 bin 111 su kuşunun varlığı listelenmiş, bu gözlemler sırasında bölgede ilk defa ak kuyruklu kartal da gözlemlenmiştir. Bu eşsiz ekosistemi korumak amacıyla alan 1992 yılında Orman Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış ve avcılık yasaklanmıştır. 2005 yılında ise göl çevresindeki 76 hektarlık alanda Efteni Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası kurulmuştur. Günümüzde göl kıyısında 4 adet gözetleme kulesi ile bir adet olta balıkçılığı iskelesi bulunmaktadır.
Gölün Tarihsel Değişimi ve Kaplıca Suyu
Tarih boyunca gölün yüzölçümü çeşitli insan müdahaleleri ve doğal süreçlerle büyük değişimler geçirmiştir. 1918 yılı kayıtlarında 6700 hektar olan göl alanı, 1944 hava fotoğraflarına göre 1930 hektar olarak tespit edilmiştir. 1950 yılından sonra bölgedeki yerleşimin artmasıyla birlikte tarım ve hayvancılık amacıyla göl kurutulmaya başlanmıştır. 1960 yılında 900 hektarlık kısmının kurutulduğu alanda geriye 448 hektar göl ve 814 hektar sulak alan kalmıştır. 1970'li yıllarda açılan kurutma kanallarıyla göl alanı 25 hektara kadar düşmüştür. 1992 yılında sedde yapılarak büyütülen göl, 158 hektara ulaşmıştır. 1993 yılında 2500 metre, 2001 yılında ise 3000 metre uzunluğunda sedde yapılmış ve 180 hektarlık alan çevrilmiştir. Günümüzde mevsimine göre gölün alanı 80 ile 150 hektar arasında değişmektedir. Ayrıca gölün güney kıyısında yer alan Hacıyakup köyünde 43 °C sıcaklığında kaplıca suyu çıkmaktadır.
Efteni Gölü'nün Efsaneleri
Efteni Gölü'nün adı ve oluşumu hakkında halk arasında anlatılan çeşitli efsaneler bulunmaktadır. Efteni Gölü Adının Efsanesi'ne göre göl, adını bir Bizans Prensesi olan Eftelya'dan almıştır. Bizans ordusu savaştan dönerken göl kıyısında konaklamış, ellerinde ve yüzünde yaralar olan Prenses Eftelya göl suyunda yıkanınca ertesi sabah yaralarının iyileştiğini görmüştür. Bunun üzerine Bizans İmparatoru göl kıyısındaki sıcak su kaynaklarının olduğu yere bir hamam inşa ettirmiş ve prensesi buraya bırakmıştır. Yaraları iyileşen prenses, gölün karşı kıyısındaki dağ eteklerinde yaşayan bir Osmanlı gencine aşık olmuş ve onunla görüşmeye başlamıştır. Ancak bir gün sevgilisinin yanına gitmek için bindiği kayığı gölde batmış ve boğulmuştur. O günden sonra gölün adı "Efteni" olarak anılmıştır.
Gölün Oluşum Efsaneleri
Gölün oluşumuna dair anlatılan ilk efsanede, Zeus ve Hermes'in yeryüzüne inip kapı kapı dolaşarak misafirperverlik aradığı, ancak sadece saz ve saman kaplı harap bir kulübede yaşayan yaşlı bir çiftin onları güler yüzle ağırladığı anlatılır. Konuklar kendilerini tanıttıktan sonra bencil komşuların cezalandırılacağını belirterek yaşlı çifti dağın tepesine çıkarmış ve köyün sular altında kalarak göle dönüştüğünü göstermişlerdir. Diğer bir rivayette ise Bizans kralının, kızının yüzebilmesi için Melen Nehri'nin önüne yaptırdığı bent sebebiyle gölün oluştuğu söylenir. Bir diğer efsanede ise Hızır'ın yolu bir gün bu köye düşmüş, kendisinden bir parça ekmek esirgeyen kötü niyetli kadına kızarak "Allah bu köyü suya terk etsin" diye dua etmiştir. Zamanla köyün sularla dolarak Efteni Gölü'nü oluşturduğu, günümüzde bile gölde avlanan balıkçıların ağlarına cami minaresinin takıldığı ve bazen minare ışığının göle yansıdığı rivayet edilmektedir.