Ege Denizi'nin Kuzey İncisi: Edremit Körfezi
Edremit Körfezi, Anadolu'nun Ege Denizi'ndeki en kuzey körfezi olup, körfez kıyısını oluşturan Kaz Dağı ve Madra Dağları arasında uzanan eşsiz coğrafi bölgedir. Kıyı şeridi genel olarak yazlık tipi konutlarla çevrili olan bu özel havza, adını bölgenin en büyük yerleşim yeri olan Edremit'ten almaktadır. Coğrafi olarak Balıkesir ve Çanakkale illeri arasında yer alan körfezin iki il arasındaki karasal sınırı ise Küçükkuyu-Altınoluk arasındaki Mıhlı Çayı ile çizilmektedir. Tamamı Ege Bölgesi'nin Kıyı Ege Bölümü'nde konumlanan körfez bölgesini Çanakkale'nin Ayvacık; Balıkesir'in ise Edremit, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık ve iç kısımdaki Havran ilçeleri oluşturur.
MÖ 50.000'den Günümüze Ulaşan Tarihsel Miras
Edremit Körfezi; antik çağlarda Troas, Misya ve Aiolis bölgelerinin kesişim noktasında yer almaktaydı. Bölgedeki en eski insan izi Havran ilçesinde yer alan İnboğazı Mağarası'nda keşfedilmiş olup yaklaşık MÖ 50.000 yılına tarihlendirilmektedir. Homeros'un ünlü İlyada destanında sıkça geçen Thebai ve Lyrnessos, körfezin en eski ve önemli kentleridir; bu nedenle tarih boyunca bölge için 'Thebai Ovası' ismi de kullanılmıştır. Troya Savaşı döneminde Akhalar tarafından yağmalanan bu şehirlerden Thebai'nin kralı Eeiton'un kızı, meşhur Truvalı Hektor'un eşidir. Aşilin savaşı bırakmasına neden olan kız da yine bölgedeki bir Apollon rahibinin kızıdır. Bölge sırasıyla Midilli'den gelen Aioller tarafından kolonileştirilmiş, ardından Lydialılar, Persler, İskender İmparatorluğu, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu'na bağlanmıştır. Roma ve Bizans dönemlerinde Adramytteion kenti piskoposluk merkezi kurularak öne çıkmış, ardından Selçuklular, Karesi Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir. Kurtuluş Savaşı döneminde ise körfezin kuzey kesimi boğazlar bölgesine ait tarafsız alanda yer alırken, güney kısmı Yunanlara vadedilmiştir.
Zeytinyağı Üretimi ve Zengin Maden Kaynakları
Ekonomisi ağırlıklı olarak zeytincilik ve turizme dayanan Edremit Körfezi, Türkiye'deki zeytin ağaçlarının yaklaşık %10'una ev sahipliği yapmaktadır. Bölgede yetiştirilen 260.000 ton zeytin üretilmekte ve bu zeytinlerin %15-20'si sofralık olarak değerlendirilirken, geri kalanından 45.000 ton zeytinyağı elde edilmektedir. Bu üretim miktarı, Türkiye'nin toplam zeytinyağı üretiminin yaklaşık %28'ini karşılamaktadır. Madencilik açısından da son derece zengin olan bölgede Havran'daki altın madenciliğinin kökeni Roma ve daha eski dönemlere uzanmaktadır. Havran ilçesinin Büyükdere ve Küçükdere köylerinde 2010 yılına kadar sürdürülen modern altın madenciliği faaliyetleri sonlandırılarak bölge rehabilite edilmiştir. Günümüzde altın arama çalışmaları Kaz Dağı'nda devam etmektedir. Ayrıca Ayvalık'ın güneyindeki Tuzla'da tuz çıkarma işlemleri yürütülürken; Edremit-Eymir bölgesinde demir, Ayvacık'ta uranyum ve Edremit'te gümüş rezervleri yer almaktadır.
Doğal Güzellikler ve Keşfedilmeyi Bekleyen Turistik Rotalar
Körfez bölgesi, ziyaretçilerine doğa ve tarihi bir arada sunan çok sayıda turistik destinasyona ev sahipliği yapmaktadır. Başlıca gezilecek yerler arasında Hasanboğuldu mesire yeri, Sutüven Çağlayanı, Şahindere Kanyonu, Kazdağı Millî Parkı, Kazdağı Zirvesi, Assos antik kenti, Antandros antik kenti, Şeytan Sofrası, Mıhlı Çayı Şelalesi, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Babakale köyünde yer alan Osmanlı Kalesi, Adatepe köyündeki Zeus Sunağı ve Alibey (Cunda) Adası bulunmaktadır. Turizm açısından daha çok yerli turistleri ağırlayan bölge, son dönemde Midilli ile Ayvalık arasında düzenlenen düzenli feribot seferleri sayesinde özellikle Ayvalık başta olmak üzere çok sayıda Yunan turisti de kendine çekmektedir. Bölgeye gelen ziyaretçiler, körfezin meşhur lezzeti papalina avcılığı ve dünyaca ünlü zeytinyağlarıyla zenginleşen Ege mutfağını deneyimleme fırsatı bulmaktadır.