Trabzon'un Doğal ve Tarihi Zenginliği: Düzköy
Karadeniz Bölgesi'nin eşsiz coğrafyasında yer alan Düzköy, Trabzon ilinin önemli ve tarihi bir ilçesidir. Coğrafi konumu itibarıyla kuzeyinde Vakfıkebir ve Akçaabat, batısında Tonya, güneyinde Maçka, doğusunda ise yine Akçaabat ilçeleriyle çevrili olan bu özel yerleşim, bölgenin köklü geçmişini bünyesinde barındırmaktadır.
Haçka'dan Düzköy'e Uzanan Tarihsel Süreç
İlçenin bilinen eski adı Haçka'dır. Tarihsel kayıtlara göre yerleşim, 1850 yılı verilerinde Akçaabat'a bağlı bir köy olarak geçmektedir. O dönemde köyde 116 hanenin bulunduğu ve bu nüfusun %82'sinin Müslüman, %18'inin ise Hristiyan sakinlerden oluştuğu belgelenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ardından da Haçka adıyla Akçaabat kazasına bağlı bir köy olarak varlığını sürdüren yerleşim, 1944 yılında kurulan Düzköy bucağının merkezi olmuştur. 1959'da nahiyenin merkezinde bir belediye kurulması kararlaştırılmış, beldenin tarihi "Haçka" ismi ise 1963 yılında yayımlanan resmi bir kararnameyle "Düzköy" olarak değiştirilmiştir. Düzköy, nihayet 9 Mayıs 1990 tarihli ve 3644 sayılı kanunla ilçe statüsünü kazanmıştır.
Coğrafi Yapısı ve Yerleşim Özellikleri
Düzköy, Trabzon'un merkez ilçesi olan Ortahisar'a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta konumlanmıştır. Toplam yüzölçümü 125 kilometrekare olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise 779 metredir. İlçenin idari yapısı; Tepecik, Yeni Mahalle, Cevizlik, Orta Mahalle, Büyük Mahalle ve Düzalan olmak üzere altı merkez mahalleden oluşur. Bu merkez mahallelerin yanı sıra Aykut, Alazlı, Çal, Nemoloz, Çayırbağı, Çiğdemli, Gökçeler, Küçüktepe ve Taşocağı gibi çevre mahalleler de ilçenin sınırları içerisindedir.
Dağınık Yerleşim ve Canlı Yayla Kültürü
Doğu Karadeniz'in en belirgin özelliklerinden biri olan dağınık yerleşim düzeni, Düzköy'de de kendisini tam anlamıyla hissettirir. Engebeli arazi yapısından kaynaklanan bu düzende, her aile evini kendi tarlasının veya bahçesinin bir kenarına inşa etmiştir. Bu yerleşim tarzı mezarlıklarda bile gözlemlenebilmektedir. İlçede nüfus hareketliliği açısından yayla ve yöresel adıyla "mezere" denilen mezralar büyük bir öneme sahiptir. Geçmişte nisan ayından sonbahar başlarına kadar devam eden yayla ve mezralara göç etme alışkanlığı, günümüzde de kısmen varlığını sürdürmektedir.