Kuruluşu ve Tarihsel Dönüşümü
Diyarbakır Cezaevi'nin inşasına 1972 yılında başlanmış ve tesis 4 Temmuz 1980 tarihinde açılmıştır. 12 Eylül Darbesi'nin ardından askerî yönetime devredilerek Sıkıyönetim Askerî Cezaevi (Diyarbakır 5 No.'lu Askerî Cezaevi) olarak kullanılan mekan, 9 Mayıs 1988 tarihinde ise Adalet Bakanlığına devredilmiştir. Yaklaşık 600 kişilik bir kapasiteye sahip olan E Tipi Cezaevi'nde doluluk oranı zaman zaman ilave ranzalarla 1.000'e kadar yükselebilmekteyken, politik tutuklu ve hükümlülerin barındığı D Tipi Cezaevi'nde ise kapasite 700-750 kişi arasında değişmekteydi.
İşkence İddiaları ve Hayatını Kaybedenler
Cezaevi, 12 Eylül sonrasındaki askerî yönetim döneminde ağır işkence iddiaları ile dünya genelinde ön plana çıkmıştır. 1981 ve 1984 yılları arasında cezaevinde 30 kadar mahkûm hayatını kaybetmiştir. Soruşturmayı yürüten askerî savcının açıklamasına göre, adı geçen 32 sanıktan 30'unun ölümü doğrulanmış olup; bunlardan 8'i intihar (4'ü kendini yakarak), 6'sı açlık grevi ve 16'sı hastalık gibi doğal nedenlerle gerçekleşmiştir. Ancak farklı kaynaklar, bazı mahkûmların doğrudan işkenceler nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtmektedir. Dönemin kadın mahkûmları da çeşitli işkencelere maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Kıbrıs Haretâtı sonrası cezaevine gönderilen iç güvenlik komutanı Esat Oktay Yıldıran'ın bizzat işkence yaptığı iddiaları gündeme gelmiş, bu iddiaları dile getiren ancak kanıtlayamayan bazı isimler ise yargı önünde hapis cezasına çarptırılmıştır.
Siyasi Etkileri ve Tanınan Mahkûmlar
Diyarbakır Cezaevi'nde PKK'nın kurucu militanlarından Kemal Pir ve Hayri Durmuş ölüm orucu sonucunda, Merkez Komite Üyesi Mazlum Doğan ise intihar ya da örgüt içi infaz yoluyla hayatını kaybetmiştir. Örgütün kurucularından Sakine Cansız da bu cezaevinde hapis yatan isimler arasındadır. Yazar Altan Tan, Kürt Sorunu adlı kitabında 1980 ve 1983 yılları arasında yaşanan olayların bölgedeki Kürtçülük düşüncesinin yayılmasında rol oynadığını ve cezaevinden tahliye olanların büyük kısmının dağa çıkarak örgütün büyümesini sağladığını öne sürmüştür.
Toplumsal Hafıza, Sanatsal Etkileri ve Kapanışı
The Times gazetesinin "dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" listesinde yer verdiği Diyarbakır Cezaevi hakkında çok sayıda kitap yazılmış ve belgeseller çekilmiştir. Yönetmen Çayan Demirel, tarihle yüzleşmek adına cezaevi hakkında "5 No'lu Cezaevi: 1980-84" adında 90 dakikalık bir belgesel çekmiştir. Ayrıca sanatçı Zülfikar Tak, dönemi kara kalemle anlatan 33 resimlik bir sergi açmış ve "Diyarbakır Cezaevi'nde İşkence Çeşitleri" adında Avrupa'da Almanca ve İngilizce, Türkiye'de ise Türkçe ve Kürtçe açıklamalar barındıran bir karikatür kitabı yayımlamıştır. 42 yıllık faaliyetinin ardından 12 Ekim 2022 tarihinde kapatılan cezaevinin günümüzde müze olması planlanmaktadır.