Antalya'nın Tarihi ve Doğal Güzelliği: Demre
Eski adı Kale olan Demre, Antalya ilinin en turistik ilçelerinden birisidir. Antalya körfezinin batısında, Teke Yarımadası'nın güneyinde konumlanan ilçe; doğusunda Finike ilçesi, batısında Kaş ilçesi, güneyinde ise Akdeniz ile sınırdır. Üç tarafı dağlarla çevrili bulunan ilçenin kurulduğu Demre Ovası, Demre Çayı'nın getirmiş olduğu verimli alüvyonlu topraklardan meydana gelmiştir. Akdeniz ikliminin tipik karakteristik özelliklerinin görüldüğü ilçede yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağmurlu geçer. Kıyı yapısı olarak Dalmaçya kıyı tipine sahip olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 11 metredir. Demre, ilk defa 1904 yılında Eynihal adıyla köy statüsüne kavuşmuş; 6 Haziran 1968 yılında 4 mahallenin birleşmesiyle belediyelik olmuş ve 4 Temmuz 1987 günü bağlı olduğu Kaş'tan ayrılarak Kale adıyla ilçe statüsü kazanmıştır. İlçe, 2005 yılında ise Demre adını almıştır.
Myra Antik Kenti ve Köklü Likya Mirası
Demre sınırlarında yer alan Myra (Demre), her zaman Likya'nın en önemli şehirlerinden birisi olarak bilinir. Şehirdeki en erken sikkeler MÖ 3. yüzyıla tarihlenmektedir ancak kentin en azından MÖ 5. yüzyılda kurulduğu tahmin edilmektedir. Roma egemenliği döneminde büyük bir gelişim gösteren ve zenginleşen Myra'da, varlıklı şehirliler sivil projelere cömertçe para yardımında bulunmuşlardır. Hristiyanlık tarihi açısından da büyük önem taşıyan kenti, Sen Pol Roma'ya gitmek için Andriake Limanından hareket etmeden evvel M.S. 6. yüzyılda ziyaret etmiştir. Bizans döneminde önemli bir idari ve dini merkez olan Myra, aynı zamanda bir piskoposluk merkezidir.
Noel Baba (St. Nicholaus) ve Kutsal Kilisesi
Myra'da IV. yüzyıl başında Piskopos olarak görev yapmış olan St. Nicholaus, halka kendini sevdirmiş ve inancı uğruna çok acılar çekmiştir. St. Nicholaus; çocukların, gemicilerin ve ağır işlerde çalışan işçilerin koruyucu azizidir ve tüm dünya çocuklarının Noel Babası olarak bilinmektedir. Onun görev yaptığı dönemden sonra Myra hep bir haç yolu haline gelmiş ve Hristiyan dünyasının ilgisini çekmiştir. Bu doğrultuda her yıl 6 Aralık'ta Noel Baba etkinliklerini düzenlemek geleneksel bir hal almıştır. Şehirdeki en önemli tarihi kalıntılardan biri de günümüzde 7 metre toprak seviyesinin altında bulunan St. Nicholaus Kilisesi'dir. St. Nicholaus'un kemikleri kilise içindeki mermer bir mezarda bulunmaktaydı fakat kemiklerin bir kısmı İtalyanlar tarafından çalınarak Bari'ye kaçırılmıştır. 1862 yılında bir Rus Prensi kiliseyi restore ettirmiştir. Rusya'da St. Nicholaus'un çok kutsal sayılması sebebiyle Ruslar restorasyon sırasında bir kilise çanı ilave etmiş ve kubbeyi bir ilaç tonozu ile değiştirmişlerdir.
Likya Tiyatrosu ve Kaya Mezarları
Antik Myra kentinden günümüze ulaşan kalıntıların en görkemlisi, Likya'nın en büyük tiyatrosundan kalanlar olup bu yapı aynı zamanda Likya'nın en iyi korunmuş tiyatrosudur. Tepeye yaslanmış olan tiyatro, 29 oturma sırasına ve 9-10 bin kişilik bir seyirci kapasitesine sahiptir. Günümüzde bile bazen çeşitli festival ve oyunlar için kullanılmaktadır. Tiyatro doğu ve batı metropolü olarak ikiye ayrılmış olup Myra'nın arkasında yükselen kayalık tepede kurulmuştur. Buradaki kayalar oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir. Bölgede ayrıca Noel Baba Kilisesi, Myra Antik Kenti ve Tiyatrosu, Andreake Antik Kenti, Kaya Mezarları ve Simena Antik Kenti gibi önemli cazibe merkezleri bulunur. Kekova adaları, Batık Kent'in tertemiz denizi ve uygun iklimi de turizm açısından büyük şans sunmaktadır. Ancak ulaşımın zorluğu ve konaklama tesislerinin azlığı nedeniyle hizmet sektörü yeterince gelişememiş ve ilçe turizmden hak ettiği ölçüde faydalanamamıştır.
Tarım ve Coğrafi Ekonomi
Demre ilçesinin ekonomisi %90 oranında tarıma dayalıdır. Turizm cenneti bir belde olmasına rağmen turizm tesislerinin yetersizliği nedeniyle halk geçimini seracılık ve tarımla sağlamaktadır. İlçe tarımının önemli bir bölümünü narenciye oluştururken, 1970 yılından itibaren seracılığa geçilmesiyle narenciye alanlarının yerini seralar almıştır. Seralarda turfanda sebze üretimi gerçekleştirilmekte olup Demre, Türkiye'nin en çok sivri biber üreten yerlerinden biridir. Bölgeye has bu ürün, adını da ilçeden alarak Demre Sivrisi olarak adlandırılmaktadır.