Bingöl ilinin Yayladere ilçesine bağlı bir köy olan Dalbasan, deniz seviyesinden 1298 metre yükseklikte yer almaktadır. Yaklaşık 39,2 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan bu yerleşim yeri, Bingöl il merkezine 140 kilometre, Yayladere ilçe merkezine ise 20 kilometre uzaklıkta konumlanmıştır. Coğrafi yapısının dağlık olması ve sık bitki örtüsüyle kaplı bulunması, köyün karakterini belirleyen en önemli özelliklerindendir.
Köyün Tarihçesi ve İsim Kökeni
Köyün bilinen en eski adı, Zazaca dilinde "ceket" anlamına gelen Seter'dir. Tarihsel kayıtlara bakıldığında yerleşimin kökenlerinin oldukça eskiye dayandığı görülmektedir. 1553 yılı Mufassal Defteri kayıtlarında yerleşimden "Sitar-ı Ulya (Yukarı) ve Süfla (Aşağı)" adıyla bahsedilmiş ve o dönem Kiğı Sancağı'nın Göcek Nahiyesine bağlı sadece Müslüman nüfusun yaşadığı bir köy olduğu belirtilmiştir. 1642 yılına ait tarihi kayıtlarda ise köyde 24 hanenin bulunduğu kaydedilmiştir.
İdari Değişimler ve Dalbasan Adının Verilmesi
1935 yılı nüfus sayımı kayıtlarında da "Seter" adını kullanmaya devam eden yerleşim, bu dönemde 197 kişilik nüfusuyla Erzincan ilinin Kiğı kazasının Conök nahiyesine bağlı bir köy olarak görünmekteydi. 1936 yılında Bingöl ilinin kurulmasıyla birlikte bu ilin sınırlarına dahil edilmiş ve Kiğı ilçesinin o dönem bucak statüsünde olan Yayladere bölgesine bağlanmıştır. Köyün dağlık yapısı ve sık bitki örtüsü gerekçe gösterilerek 1968 yılında köye resmi olarak Dalbasan adı verilmiştir. Son olarak köy, 4 Temmuz 1987 tarihli ve 19507 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3392 sayılı kanun kapsamında Kiğı ilçesinden ayrılarak Bingöl'ün yeni kurulan ilçesi Yayladere'ye bağlanmıştır.
Demografik Yapı ve Günümüzdeki Durumu
Dalbasan Köyü, geçmiş yıllarda oldukça yüksek bir nüfusa sahipken zaman içerisinde göç vermiştir. 1965 yılı nüfus sayımında 768 kişiye ev sahipliği yapan köyün nüfusu, 1985 yılında 587'ye, 2000 yılında 63'e gerilemiş, 2022 yılı verilerine göre ise 75 kişi olarak kaydedilmiştir. Yerleşim günümüzde muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından idare edilmekte olup, tarihi kökleri ve el değmemiş doğası ile varlığını sürdürmektedir.