Antik Çağlardan Günümüze Uzanan Tarih ve Eşsiz Mitoloji
Ege Bölgesi'nin incisi Aydın iline bağlı olan Çine, oldukça verimli toprakları, elverişli doğal koşulları ve önemli ticaret yolları üzerinde bulunması sayesinde köklü bir geçmişe sahiptir. Eski adı "Kıroba" olan ilçe, Eskiçine'nin zamanla önemini kaybetmesi ve Kıroba köyündeki yerleşim ile nüfusun burayı geçmesi üzerine Çine adını almıştır. İlçenin içinden geçen ve antik adı Marsyas olan ünlü Çine Çayı, mitolojideki Marsyas efsanesine de ev sahipliği yapmaktadır. Efsaneye göre, tanrıça Athena derenin kenarında çalarken sudaki yansımasında yanaklarının şiştiğini görüp kavalı fırlatmış; kavalı bulan Marsyas ise onu o kadar güzel çalmıştır ki müzikte rakipsiz olan Tanrı Apollon'a meydan okumuştur. Kral Midas'ın hakemlik ettiği yarışmada Marsyas yenik ilan edilerek derisi yüzülmüş, ancak pişman olan Apollon onun bedenini bugünkü Çine Çayı'nı oluşturan bir ırmağa dönüştürmüştür.
Kurtuluş Savaşı Dönemi ve Türkiye'nin İlk Kadın Muhtarı
Çine, Kurtuluş Savaşı döneminde milis güçlerinin gösterdiği stratejik kahramanlıklar sayesinde işgal görmemiş nadir Ege ilçelerinden biri olarak öne çıkar. Savaş sırasında Büyük Menderes üzerindeki köprüler milis güçleri tarafından imha edildiği için Yunan işgaline uğramayan ilçenin bu nedenle bir Kurtuluş Günü bulunmamaktadır. Tarihe geçen bir diğer önemli detay ise, Türkiye'nin ilk kadın muhtarı olan Gül Esin'in Çine'nin Karpuzlu Demircidere köyünde muhtar olarak seçilmiş olmasıdır. Bu olay, ilçenin toplumsal ve tarihi önemini pekiştiren en değerli unsurlardan biridir.
Sırrı Saklı Bir Lezzet Mirası: Meşhur Çine Köftesi
İlçenin gastronomi dünyasındaki en büyük markası şüphesiz ki Çine köftesidir. Merhum Tahsin Işık ve babası tarafından 1900'lü yılların başında uzun denemeler sonucu icat edilen bu benzersiz lezzet, ilk olarak 1930 yılında açılan köfte lokantası ile dünyaya tanıtılmıştır. Çine köftesinin en büyük özelliği, yapılış sırrının günümüzde bile 50 kişiyi geçmeyen dar bir çevre (Tahsin Işık'ın akrabaları ve çalışanları) tarafından korunmasıdır. Geleneksel Efelik kültüründeki "ağzını tutmak" esasına bağlı kalınarak korunan bu gizli tarif, bir porsiyonda 100 gramlık kıymadan yapılan 8 adet köfte olarak servis edilmektedir. Şehir içinde taze ekmekle sunulurken, Muğla yolu üzerindeki modern yol üstü lokantalarında ise kızartılmış ekmek, lavaş ve közlenmiş domates eşliğinde lezzet severlerin beğenisine sunulmaktadır.
Verimli Topraklar, Akdeniz İklimi ve Dev Baraj Projeleri
Ortalama 78 metre rakıma ve 820 km² yüzölçümüne sahip olan Çine'de ılıman Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Tarımın en önemli ekonomik kaynak olduğu bölgede zeytin ve pamuk üretiminin yanı sıra zengin madencilik faaliyetleri de yürütülmektedir. İlçede doğal bir göl bulunmamakla birlikte, bölgedeki su ihtiyacını karşılayan devasa barajlar göl görevi görmektedir. Türkiye'nin ilk Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) gövde dolgulu barajı ve en büyük 3. barajı olan Çine Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 120 metre yüksekliği ve 350 hm³ göl hacmiyle hem sulama hem de enerji üretimi sağlamaktadır. Ayrıca 1986'da tamamlanan ve sazan balığı üretimi yapılan ilk baraj Topçam Barajı ile sulama amaçlı inşa edilen Çatak ve Akçaova göletleri ilçenin tarımsal zenginliğine hayat vermektedir.