BAKAN ERSOY'DAN KURBAN BAYRAMI TATİLİ, F1 VE TURİZM AÇIKLAMASI
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Orta Doğu'daki çatışmaların turizm sektörüne etkisini değerlendirdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılmasının olumlu olacağını ama bu kararın kabineye ait olduğunu vurguladı; Formula 1 sürecini ve sektöre yönelik 60 milyar liralık destek paketini de anlattı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Orta Doğu'daki savaşın sektör üzerindeki ağır baskısını ve Türkiye'nin bu süreci nasıl yönettiğini kamuoyuyla paylaştı. Gündemin en merak edilen konularından biri de Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılıp uzatılmayacağıydı; Ersoy bu soruya net yanıt verirken Formula 1'in Türkiye takvimine girme sürecini ve sektöre açıklanan 60 milyar liralık destek paketini de masaya yatırdı.
Türkiye "istikrar adası" kimliğini krizin ortasında da korudu
Orta Doğu'daki çatışmanın bölgenin jeopolitik yapısından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Bakan Ersoy, "Bu savaşın kimseye faydası olmayacak, savaştan kimse olumlu sonuç elde etmeyecek. Bu bölgenin jeopolitik konumu sebebiyle geçmişte olduğu gibi günümüzde de ve maalesef gelecekte de krizlere açık bir bölgede yaşıyoruz. Sektörü krizlere bağışıklı hale getirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Göreve başlar başlamaz sektörün dayanıklılığını artırmak için yasal düzenlemeler ve yeni kurumlar hayata geçirildiğini anlatan Ersoy, bu çabanın en somut çıktısı olarak Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nı (TGA) işaret etti. Ürün ve kaynak destinasyon çeşitliliğinin Havayolları, Dışişleri Bakanlığı'nın vize politikaları ve ulaşım altyapısıyla bütünleşik biçimde yürütüldüğünü aktaran Bakan, son beş yılda bölgedeki tüm krizlere karşın Türkiye'nin "istikrar adası" kimliğini koruduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası arenada "barış yapıcı" olarak öne çıkmasının da ülkenin turizm imajına doğrudan olumlu yansıdığını belirten Ersoy, barış gelmeden istikrarın da sağlanamayacağını, bu nedenle Türkiye'nin diplomasisinin sektörün krizlere karşı direncini dolaylı biçimde besleyen bir işlev gördüğünü dile getirdi.
İkinci çeyrek, ilkinden de zorlu geçecek
Nihai ve kalıcı bir ateşkes sağlanana kadar sürecin anbean takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, "Kriz başladığı ilk andan itibaren süreci yakından izliyoruz. Başta yerel olmak üzere sektör partnerleri, uluslararası paydaşlar, havayolları ve tur operatörleriyle sürekli ve yoğun toplantılar gerçekleştiriyoruz. Sıklıkla bir araya gelerek sürecin her aşamasını birlikte değerlendiriyoruz" diye konuştu. İlk çeyreğin tüm zorluklara karşın büyümeyle kapandığını ama ikinci çeyreğin daha sert geçmesinin beklendiğini belirten Bakan, bu dönemin de paydaşlarla koordinasyon içinde yönetileceğini söyledi.
Yaz sezonu son dakika rezervasyonlarla şekillenecek
Enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü dalgalanmaların küresel ekonomide kalıcı hasar bıraktığını ifade eden Ersoy, bu durumun yaza en belirgin yansımasının son dakika rezervasyon eğilimi olduğunu açıkladı. Tanıtım bütçelerini bu tabloya göre artırdıklarını ve sezon sonuna kadar aralıksız kampanya yürüteceklerini belirten Bakan, "İnsanlar ekonomik yükler ve çatışma riski nedeniyle 'önümü görüp öyle rezervasyon yapayım' diye düşünüyor" şeklinde konuştu.
Konaklama vergisi 31 Aralık 2026'ya kadar yüzde 1'de kalacak
Çatışma ortamının yarattığı maliyet baskısını hafifletmek amacıyla yıl sonuna kadar kapsamlı bir destek paketinin devreye alındığını aktaran Ersoy, sektöre 60 milyar lira tutarında ek teminat ve kredi imkânı sağlandığını da açıkladı. Resmî Gazete'de yayımlanan kararla konaklama vergisinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar yüzde 1 olarak uygulanacağını vurgulayan Bakan, "Yani ilk etapta amacımız maliyet baskısını azaltmak, sektöre bir destek olmasını sağlayabilmek" diyerek düzenlemenin öncelikli amacını özetledi.
Enflasyonla mücadelenin ulusal öncelik olmayı sürdürdüğünü ve her sektörün üstüne düşen fedakarlığı yapması gerektiğini kaydeden Ersoy, buna karşın sektörü rahatlatacak adımları atmaya devam edeceklerini belirtti. Turizm gelirinin 2017'deki 32 milyar dolar düzeyinden geçen yıl 65 milyar dolara yükseldiğini paylaşan Bakan, küresel sıralamada ziyaretçi sayısında 8. sıradan 4. sıraya, gelirde ise 15. sıradan 7. sıraya çıkıldığını da aktardı.
Kurban Bayramı kararı kabinede şekillenecek
Kamuoyunun merakla beklediği Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılıp uzatılmayacağı sorusuna Bakan Ersoy kısa ama net bir yanıt verdi. "9 günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" diyerek nihai söz hakkının hükümete ait olduğunu belirtti.
F1 hazırlıkları: "Daha başındayız"
Formula 1 organizasyonunun üç yıldır hazırlığı süren, teknik taahhütler ve şehir içi düzenlemeler gerektiren karmaşık bir süreç olduğunu anlatan Ersoy, "Öyle bir ayda iki ayda getirilecek bir organizasyon değil bu. Sizden bir sürü taahhütler istiyorlar, bir sürü destekler istiyorlar. Takvime girmek çok zordur; onların rotasına uymanız, şehir içinde önlemler almanız gerekir" ifadelerini kullandı. F1'ın kendi sabit rotası üzerinde ilerlediğini ve Türkiye'nin bu takvimde uygun bir boşluğa yerleştirilmesi gerektiğini açıklayan Bakan, bu sefer Singapur modelini örnek aldıklarını ve yarış öncesi, yarış esnası ile sonrasını kapsayan üç ayrı paket sunulacağını aktardı.
İstanbul için yapılan ilk duyurunun 1 milyar erişime ulaştığını belirten Ersoy, bu rakamın organizasyonun Türkiye açısından ne denli stratejik bir fırsat olduğunu tescil ettiğini savundu. İstanbul'u Antalya ve Ege destinasyonlarıyla birleştiren entegre paketler oluşturulacağını açıklayan Bakan, bu paketin yarış takvimini çok daha geniş bir seyahat deneyimine dönüştürmeyi hedeflediğini ifade etti. Üst düzey takım yöneticilerini kapsayan bir "Masters" etkinliği de planladıklarını paylaşan Ersoy, bu etkinlikle üç günlük yarışın bir haftalık programa büyütülmesini amaçladıklarını belirterek "Üç yıldır hazırlandığımızı söylüyoruz; aslında henüz hiçbir şey görmediniz. Biz bu işin daha başındayız" diye konuştu.
İstanbul ile Dubai rakip değil, tamamlayıcı
İstanbul'un "yeni Dubai" olup olmayacağına ilişkin soruya Bakan Ersoy, iki destinasyonun sezonlarını karşılaştırarak yanıt verdi. Dubai'nin sezonu Ekim'de başlayıp Nisan sonunda bitiyor; Türkiye'nin yoğun sezonu ise tam o noktadan, Nisan sonundan Kasım'a kadar sürüyor. Ersoy'a göre iki pazar aslında çakışmıyor — biri biterken öbürü başlıyor.
Nitelikli turist, kişi başı gecelik harcama
Dünya Kupası'nın yaz turizmini sekteye uğratacağına dair kaygıları da değerlendiren Ersoy, TGA, kaynak çeşitliliği ve Türk Hava Yolları'nın 330 noktaya sağladığı erişimle oluşturulan bağışıklık sistemi sayesinde bu tür gelişmelerin etkisinin sınırlanabileceğini savunarak "Dünya Kupası da olsa, başka bir şey de olsa biz o yolcuyu getireceğiz. Sadece turist değil, 'nitelikli turist' peşindeyiz. Kişi başı gecelik harcamada 2017'den bu yana yüzde 45'ten fazla artış sağladık" diyerek tepkisini dile getirdi.
Türkiye'nin büyük uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaklaşımının köklü biçimde değiştiğini vurgulayan Ersoy, bu sürecin artık etkinlik günleriyle sınırlı kalmadığını; öncesinde uluslararası basın davetlerinin, süresince yoğun medya görünürlüğünün ve sonrasında da sürdürülen bir iletişim stratejisinin devreye girdiğini aktardı. Formula 1'den FIFA Dünya Kupası'na her büyük organizasyon için Türkiye'nin ayrı ve kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttüğünü belirten Bakan, son yaklaşık yedi yılda kurulan altyapı ve kurumsal yapının bu yatırımların meyvelerini artık somut biçimde verdiğini ifade ederek değerlendirmelerini tamamladı.