Tarihçesi ve Hüzünlü Yapım Hikayesi
Kayseri ilinin Kocasinan ilçesinde yer alan Çifte Medrese; Gevher Nesibe ve Gıyasiyye Şifaiyyesi, Gevher Nesibe Sultan Medresesi ve Darüşşifası isimleriyle de bilinmektedir. Yapı, Selçuklu Hükümdarlarından II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205-1206 yıllarında inşa ettirilmiştir. Medresenin yapılış hikayesi oldukça hüzünlüdür. Gevher Nesibe Sultan, saray başsipahisine aşık olmuş fakat ağabeyi l. Gıyaseddin Keyhüsrev bu evliliğe izin vermeyerek başsipahiyi savaşa göndermiş ve savaşta ölmesine neden olmuştur. Bu durum üzerine hastalanan Gevher Nesibe Sultan, vefat etmeden önce ağabeyine kendi adına insanların ücretsiz yararlanabileceği bir şifahane yaptırmasını vasiyet etmiştir. Kardeşinin vefatına çok üzülen l. Gıyaseddin Keyhüsrev, 1204-1206 yılları arasında şifahaneyi, 1210-1214 yılları arasında da tıphaneyi inşa ettirmiştir.
Yapı Özellikleri ve İzolasyon Sistemi
Tıp medresesi ve uygulama birimi olan hastane şeklinde tasarlanan yapı, medrese ile birlikte altmış metre eninde ve kırk metre boyundadır. Tek kattan oluşan bina; 3 büyük salon, bir büyük ve iki küçük eyvan ile on üç odadan ibarettir. Kış aylarında medresenin ısınması merkezi bir ısıtma sistemi ile sağlanmıştır. Yapının üst kısmında yer alan damda 1.5 metre kalınlığında toprak bulunmaktadır. Bu toprak tabakası sayesinde yapının izolasyonu sağlanmıştır. Ayrıca bu dam üzerinde kurulan serada ilaç yapımında kullanılan bitkiler ile marul ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştirilmiştir. Bu önemli mimari eser, diğer Anadolu Selçuklu medreseleri ile birlikte 2014 yılında Dünya Mirası Geçici Listesine dahil edilmiştir.
Tedavi Yöntemleri ve Eğitim Kadrosu
Bazı kaynaklarda tıp eğitimi ve sağlık hizmetini birlikte veren dünyanın ilk merkezi olduğu belirtilen medresenin şifahane kısmında; dahiliye, cerrahi, göz, akıl ve ruh hastalıkları bölümlerinin yanı sıra bir eczane de yer almaktaydı. Yapıdaki tepeden aydınlatmalı üç ameliyathanede katarakt ve mesane ameliyatları gerçekleştirilmiştir. Hastalara narkoz amacıyla 'afyon, şarap, sarı sabir, ademotu ile Hindistan cevizi' karışımı verilmiştir. Akıl ve ruh hastaları ise su, kuş ve müzik sesi dinletilerek tedavi edilmeye çalışılmıştır. Medresede Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat'ın sağlık nazırı Ekmeleddin hocalık yapmıştır. Ayrıca ünlü Türk hekimlerinden Ebubekir, Gazanferi, Ali Şinasi, Ebu Salim Ibni Kübra, Yakubi, Sucauddin Ali Bin Ebu Tahir ve Seyit Samet bu medresede yetişmiş ve hocalık yapmışlardır.
Günümüzdeki Durumu ve Kitabesi
Medresenin giriş kapısı üzerinde bulunan tarihi kitabede şu ifadeler yer almaktadır: "Kılıçaslan oğlu, dinin ve dünyanın koruyucusu, büyük sultan Keyhüsrev zamanında, zamanı daim olsun, Kılıçaslan’ın kızı, din ve dünyanın ismeti Melike Gevher Nesibe’nin vasiyeti olarak H.602 (1206) yılında yaptırılmıştır." Tarihi mirasımız olan Çifte Medrese, günümüzde Erciyes Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsüne tahsis edilmiş olup, 14 Mart 1982 tarihinden itibaren Tıp Tarihi Müzesi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.