Hunad Hatun Külliyesi, I. Alaeddin Keykubad'ın eşi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi olan Mahperi Hunad Hatun tarafından 1238 yılında Kayseri şehir merkezinde yaptırılmış tarihi bir Selçuklu külliyesidir. Mahperi Hunad Hatun, İslam Peygamberi'nin sadaka-i cariye hakkındaki bir hadisinden ve I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in genç yaşta vefat eden kız kardeşi Gevher Nesibe Hatun'un vasiyetiyle 1206'da Kayseri'de inşa edilen ilk tıp okulu ve hastanesi olan Gevher Nesibe ve Gıyasiyye Şifaiyyesi'nden etkilenerek kendini hayır işlerine adamıştır. Yapımında tamamen kesme taş malzeme kullanılan külliye; cami, medrese, hamam ve türbe bölümlerinden oluşmaktadır.
Külliyenin Kalbi: Hunad Hatun Camii
Külliyenin merkez yapısı olan cami, mihraba paralel sekiz sahından oluşur ve mihrap önü kubbesiyle Malatya Ulu Camii planını yansıtmaktadır. Caminin batı ve doğu kapılarının üst kısmındaki mermer kitabelerde, inşanın Keyhüsrev devrinde Şevval 635 (Haziran 1238) yılında Melike Mahperi Hatun'un isteğiyle gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Giriş kapısının hemen üzerindeki süslemelerin altında ise Tevbe Sûresi'nin 18. ayeti yazılıdır. Orijinal minaresi bulunmayan camiye Osmanlılar döneminde bir "köşk minare" yapılmıştır. II. Abdülhamid döneminde cami alanının üçte biri kullanılırken, 1900 (H. 1317) yılında halktan toplanan yardımlarla cami genişletilmiş, kubbe eklenmiş ve giriş kapısının sağına yeni bir minare yaptırılmıştır.
Medrese, Türbe ve Çifte Hamam Bölümleri
Külliyenin dikdörtgen planlı medresesi, dışarıdan kale görünümündedir ancak zamanla burçları yıkılmıştır. Tek katlı, iki eyvanlı ve açık avlulu bir plan tipine sahip olan medresenin ana eyvanı süsleme kuşağı ile çevrilidir ve yapıda geometrik süslemeler ile aslan başı şeklinde çörtenler dikkat çekmektedir. Medrese, 1929 yılından itibaren Vali Fuad Bey'in direktifiyle müze olarak kullanılmaya başlanmış, uzun yıllar Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak hizmet verdikten sonra günümüzde hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaktadır. Külliyenin piramit külahlı sekizgen türbesinin içerisinde üç sanduka yer almakta olup, mukarnaslı kaidesi ilgi çekici bir mimari detay sunmaktadır. Çifte hamam özelliğindeki hamam bölümünün hem erkekler hem de kadınlar kısmının kubbeleri tuğla ile inşa edilmiş, son restorasyon çalışmaları sırasında ise yapıdan bazı çiniler ortaya çıkarılmıştır.