Cide'nin Tarihi ve Kökeni
Cide'nin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesinlik kazanmamıştır. Ancak Homeros'un ünlü eseri İlyada'da Cide'nin ismi geçmektedir. Tarihi kaynaklarda yörede MÖ 1100-700 yılları arasında Paflagonyalıların egemenlik kurdukları bilinmektedir. Paflagonyalılar bu bölgeye kendi adlarını vermişler ve Devrekâni Çayı, Gökırmak, Devrek, Soğanlı, Filyos ve Bartın Çayları etrafında yerleşmişlerdir. Homeros, Paflagonya'nın Cide ve Kitoros (Gideros) taraflarında Henet veya Heneti adlı bir kavmin yaşadığını belirtmiştir. Cide sahilinde, Ceviz Dibi adıyla anılan yerde bir saray kalıntısının olması da bu iddiayı kuvvetlendirmektedir.
Romalılar ve Bizanslılar Cide'de hüküm sürmüşlerdir. Cide'de Callade Cide, Y.Domma ve Caracolla adlarına kesilen paralar ve Roma dönemi kale kalıntıları bu durumu kanıtlamaktadır. Güble ve Gilivri arasında yer alan Çoban Kalesi Romalılar döneminde yapılmış, Osmanlılar döneminde de onarılmıştır. Timle Kalesi ve Gazallı Kalesi Bizans dönemine aitken, Okçu Kalesi'nin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.
Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Dönemi
Yörede Bizanslılardan sonra Danişmendliler, Çobanlar ve Candaroğulları egemen olmuştur. 1106 yılında Danişmendlilerin eline geçen bölge, Anadolu Selçukluları'nın dağılmasından sonra Candaroğulları'nın egemenliğine girmiştir. 1392 yılında Kastamonu Osmanlı topraklarına katılmış, Ankara Muharebesi'nden sonra ise Sinop'ta yaşayan İsfendiyar Bey yöreye hakim olmuştur. Çelebi Sultan Mehmet, İsfendiyar Bey'i kendisine bağlayarak Candaroğullarının Osmanlılara katılmasını sağlamıştır. Nihayet, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında yöre kesin olarak Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir.
Osmanlı döneminde Kadılık ile yönetilen Cide, 1868'de Kastamonu vilayeti merkez sancağına bağlı bir kaza konumuna getirilmiştir. Bu dönemde eski bir iskelesi olan Cide'de bir de tersane kurulmuştur. İpek Yolu üzerinde yer alan bu liman önemini tarih boyunca sürdürmüştür. Karaağaç İskelesi adıyla anılan iskele, Rusya ile Anadolu arasındaki ticaret bağlantısını sağlamıştır.
Coğrafi Yapısı, Akarsuları ve İklimi
Cide; kuzeyinde Karadeniz, kuzeydoğusunda Doğanyurt, doğusunda Şenpazar, güneyinde Azdavay ve Pınarbaşı ilçeleri, batısında ise Bartın iline bağlı Kurucaşile ilçesi ile çevrilidir. Yüzölçümü 652 km² olan ilçenin ovalık alanları oldukça sınırlıdır ve toprakları çok sayıda çay ve derelerle bölünmüştür. Eşsiz bir orman örtüsüyle kaplı olan Küre Dağları'nın uzantıları ilçenin güney ve güneydoğusunda, kıyıya yakın kesimlerde ise Kestane Dağı yer alır. Zeytinlik Tepe (1.282 m), Kaleburnu Tepesi (1.078 m), Halla Tepesi (1.231 m), Karakaya Tepesi (1.443 m) ve Kemrelik Tepesi (1.220 m) ilçenin başlıca yükseltileridir.
İlçenin en önemli akarsuyu, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda akarak Karadeniz'e dökülen Devrekâni Çayı'dır. Diğer akarsular ise Aydos Çayı, Soğuksu Çayı, Çataloluk Çayı, Akbayır Çayı ve Fakaz Çayı'dır. Cide'de yazları serin, kışları ise fazla soğuk olmayan, her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi hakimdir. Yıllık ortalama sıcaklık 13,3 derece olup, en düşük sıcaklık şubat ayında ortalama 5,2 derece, yazın ise 22 derecedir. Yıllık toplam yağış 1.228 mm civarındadır.
Gezilip Görülebilecek Tarihi Miraslar
Cide'de günümüze ulaşabilen tarihi eserler arasında Roma ve Bizans dönemine ait kale kalıntıları ile Türk sivil mimari örneklerinden olan ünlü yazar Rıfat Ilgaz'ın evi yer almaktadır. Cide'de ayrıca Kytoron ve Aigialos adında iki antik kent bulunur. Cide'nin 12 km batısında yer alan Kytoron kapalı bir liman kenti olup, Orta Çağ kale yıkıntısı dışında günümüze herhangi bir kalıntı ulaştıramamıştır. Cide'nin 17 km doğusundaki Aigialos antik kenti ise Aydos köyü yakınlarındaki Aydos Çayı vadisinde konumlanmış olup günümüzde herhangi bir kalıntısı bulunmamaktadır. 2014 yılında ise İlyas Geçidi mevkisinde Bestekâr Hasan Cihat Örter Çeşmesi törenle açılmıştır.