İstanbul'un Anadolu Yakası'ndaki Yeşil Cennet: Çekmeköy
Çekmeköy, eski adıyla Çekme, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan ve zengin tarihi kökleri ile göz dolduran prestijli bir ilçedir. Kocaeli Yarımadası'nın batı kesiminde konumlanan bu özel bölge; kuzeybatıda Beykoz, kuzeydoğuda Şile, güneybatıda Ümraniye ve güneydoğuda ise Sancaktepe ilçeleri ile çevrelenmiştir. Alemdağ ormanlarının güneybatı kesimindeki Keçiağılı Tepesi yamaçlarında kurulu olan Çekmeköy, 152 km²'lik bir yüzölçümüne sahiptir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği merkezde 16 metre olan ilçenin genel yüksekliği ise 150 metre civarındadır. İlçe günümüzde 21 mahalleden oluşmakta olup, 2015 yılı Yaşam Kalitesi Araştırması'nda İstanbul'un ilçeleri arasında 31. sırada kendine yer bulmuştur.
Coğrafi Özellikler, İklim ve Doğal Yaşam
Geçiş İklimi ve Eşsiz Fundalıklar
Çekmeköy, Akdeniz ve Karadeniz iklimlerinin geçiş bölgesinde yer alması sebebiyle ılıman bir iklim yapısına sahiptir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçen ilçede, yüksek nem oranı nedeniyle sıcaklıklar da soğuklar da daha uç noktalarda hissedilir. Yılın en sıcak ayı haziran, en soğuk ayı ise ocak olup, en uzun yaşanan mevsim ise sonbahardır. Çekmeköy havzası, meşe ormanları, meraları, fundalıkları, turbalıkları ve sulak alanları ile İstanbul'un hayati doğal ve göç geçiş alanlarından birini teşkil eder. Özellikle Doğu Akdeniz ve Doğu Avrupa ülkelerinin en büyük fundalığı burada yer almaktadır. Bölgeye has Alemdağı ispinozu başta olmak üzere, sayısız bitki, kuş, böcek, sürüngen ve amfibyum türü bu havzada yaşamını sürdürmektedir. Ulaşım açısından da gelişmiş bir altyapıya sahip olan ilçeden D 016 otoyolu ve M5 metro hattı gibi önemli hatlar geçmektedir.
Çekmeköy'ün Köklü Tarihsel Serüveni
Bizans İmparatorluğu Dönemi
Bölgenin bilinen tarihi oldukça eskilere dayanır. Bizans İmparatorluğu döneminde odun ve kömür üretimi açısından stratejik öneme sahip olan Alemdağ ormanları, imparatorlar ve soylular için popüler avcılık ve mesire yerleriydi. Meludion (Alemdağ) bölgesinde av köşkleri bulunmaktaydı. Bölge 1091'de Peçeneklerin eline geçmiş ancak İmparator I. Aleksios tarafından geri alınmıştır. Dördüncü Haçlı Seferi sonrası Latin İmparatorluğu kontrolüne giren topraklar, 1261 yılında VIII. Mihael Palaeogos tarafından geri kazanılmıştır. İmparator II. Andronikos 1296 depreminden sonra Damatris'te ikamet etmiş, tahtını bırakan VI. İoannis ise Alemdağ'daki Mangallar Manastırı'nda keşişlik yapmıştır.
Osmanlı Egemenliğine Giriş ve Çekme İsminin Efsanesi
Çekmeköy topraklarının Osmanlı egemenliğine girişi ilk olarak Osman Gazi döneminde tasarlanmıştır. Ancak sınır boylarındayken Osman Gazi'nin vefat etmesi üzerine, oğlu Orhan Gazi bu hedefi gerçekleştirerek 1327 yılında bölgeyi kontrolü altına almıştır. Ardından 1329 yılında Bizans ile gerçekleştirilen Pelekanon Muharebesi'nin ardından imzalanan antlaşmayla Türkler bölgeye yerleşmeye başlamıştır. Yıldırım Bayezid döneminde Yahşi Bey önderliğinde tamamen ele geçirilen Çekmeköy, Ankara Muharebesi sonrası Bizans'ın eline geçmiş ve Fetret Devri boyunca öyle kalmıştır. Çelebi Mehmed'in tahta çıkışının ardından Timurtaşoğlu Umur Bey tarafından bölge yeniden Osmanlı egemenliğine kazandırılmıştır.
Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi'nde aktarılan tarihi rivayete göre Çekmeköy, Fatih Sultan Mehmed döneminde yedi kardeş tarafından kurulmuştur. Eşkıyalar tarafından hedef alınan yedi kardeşten altısı öldürülürken, yedincisi silahının tetiğini çekerek kurtulmayı başarmıştır. Bu olay üzerine köye "Çekme" adı verilmiş, bu isim zamanla Çekmeköy şekline dönüşmüştür. Bölgedeki ilk resmi yerleşim kayıtları 1519-1520 Tapu Tahrir Defterlerinde karşımıza çıkar. Evlad-ı Fatihan soyundan gelen Türk sakinlerin yanı sıra, bölgedeki ilk gayrimüslim yerleşimcilerin Ermeniler olduğu düşünülmektedir. 1841 yılında Rusya yönetiminden kaçan Lehler de bölgeye yerleşerek Adem Köyü adında 60 hanelik bir köy kurmuşlardır. 1851-1855 yılları arasında ise yoğun Kırım Tatarı göçü yaşanmıştır.
Tanzimat Dönemi Gezileri, Kurtuluş Savaşı ve İlçe Olma Süreci
Osmanlı padişahlarından IV. Murad, Avcı Mehmed ve II. Mahmud da Taşdelen suyu ve Alemdağ mesirelerinin daimi ziyaretçileri arasındaydı. II. Mahmud'un buraya düzenlediği biniş gezileri halkta da büyük ilgi uyandırmış, insanlar günübirlik veya çadır kurarak Alemdağ'da konaklamaya başlamıştır. Sultan II. Abdulhamid döneminde, Batum'dan Ermeni Köyü yakınlarına Laz göçmenler yerleştirilmiş ve ormanların korunması adına bölgeye ilk jandarma karakolu kurulmuştur. Balkan Savaşları sonrasında da bölgeye Müslüman göçmenler yerleştirilerek Reşadiye Köyü kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında stratejik bir nokta haline gelen bölgeden, İstanbul'daki tüfekler Anadolu'ya kaçırılmıştır. Ormanları 1942, 1945, 1989 ve 1995 yıllarındaki büyük yangınlarda zarar gören Çekmeköy, uzun süre Ümraniye'ye bağlı bir belde belediyesi olarak kaldıktan sonra, 22 Mart 2008 tarihli kanunla Alemdağ, Taşdelen ve Ömerli ilk kademe belediyelerini de içine alarak resmen ilçe statüsüne kavuşmuştur.