Bursa, Bithynia, Roma ve Bizans gibi büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olmasıyla tarihsel öneme sahip, Türkiye'nin dördüncü büyük şehridir. Sanayi ve ihracat alanında öncü roller üstlenen kent, 2014 yılında Hanlar Bölgesi, sultan külliyeleri ve Cumalıkızık köyünü kapsayan 'Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu' adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Türkiye'nin ilk kayak merkezi olan Uludağ, şifalı termal kaplıcalar, İskender kebap ve kestane şekeri kentin dünyaca bilinen en önemli simgeleri arasındadır.
Antik Çağ ve Şehrin İsminin Kökeni
Antik Çağ'da Prusa adıyla bilinen kentin isminin, kurucusu Bithynia Kralı I. Prusias'tan geldiği kabul edilmektedir. Şehir, diğer antik Prusa kentleriyle karıştırılmaması amacıyla 'Olimpos (Uludağ) kıyısındaki Prusa' anlamına gelen Prusa ad Olympum adıyla anılmıştır. Yapılan yeni arkeolojik çalışmalar, kentin Hisar bölgesindeki en eski yerleşim kalıntılarının tarihinin MÖ 1. bine kadar uzandığını göstermektedir. Kent, MÖ 190'larda Bithynia Kralı I. Prusias döneminde büyütülerek şehir (polis) haline getirilmiş ve son Bithynia Kralı IV. Nikomedes'in MÖ 74 yılında krallığı vasiyet etmesiyle Roma hâkimiyetine girmiştir.
Roma ve Bizans Dönemleri
Roma hâkimiyeti altında büyük gelişim gösteren Prusa'da meclis binası, Zeus tapınağı, tiyatro, gymnasion, agora, konuk evi, küçük bir kütüphane, nekropol, hamam ve çeşitli heykeller inşa edilmiştir. Şehrin şifalı termal suları bu dönemde de öne çıkmış ve bugünkü Çekirge semtinde yer alan kaplıcalar Basilika Therma adıyla anılmıştır. Bizans döneminde din merkezli bir kale içi yerleşimi (kastron) olarak varlığını sürdüren şehirde, pagan tapınakları kiliselere dönüştürülmüş veya devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Özellikle 8. yüzyıldaki ikonoklazm tartışmaları sırasında baskı gören din adamlarının Uludağ'da çok sayıda manastır kurmasıyla bölge önemli bir Hristiyanlık dini merkezi haline gelmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu
Bursa, 1317 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey tarafından kuşatılmış, uzun süren bu kuşatmanın ardından 6 Nisan 1326'da oğlu Orhan Bey tarafından fethedilmiştir. Beyliğin merkezinin 1335 yılında Bursa'ya taşınmasıyla şehirde büyük bayındırlık hareketleri yaşanmıştır. Osmanlılar şehri teslim aldıklarında yalnızca surlar ve hisar içinden oluşan bir yerleşim yeriyken, Orhan Gazi kenti surların dışına çıkararak Orhan Gazi Külliyesi ve camiler inşa ettirmiştir. Böylece Bursa, hisar dışındaki yerleşmelerle büyüyerek Osmanlı İmparatorluğu'nun doğuşuna tanıklık eden görkemli bir başkente dönüştürülmüştür.