Toroslar’ın Eteğinde Sakin Bir Akdeniz Köşesi: Bozyazı
Mersin ilinin Toros dağlarının eteğine kurulmuş huzurlu bir ilçesi olan Bozyazı, kalabalık şehirlere ve yoğun tatil merkezlerine uzak konumuyla kitle turizminden korunmayı başarmış bakir bir bölgedir. Yaklaşık 25 kilometrelik sahil şeridine sahip olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 8 metredir. Denizinin temizliği ve doğallığı, nesli küresel ölçekte ciddi tehlike altında olan Akdeniz foklarının önemli bir kolonisine ev sahipliği yapmasıyla tescillenmiştir. İlçenin doğusunda Aydıncık, batısında Anamur, kuzeyinde Gülnar ve Ermenek ilçeleri yer alırken, güney sınırını Akdeniz belirlemektedir.
Nagidos Antik Kenti ve Bozyazı’nın Köklü Tarihi
Bozyazı sadece doğal güzellikleriyle değil, antik çağlara uzanan zengin tarihiyle de dikkat çeker. İlçenin çekirdeğini oluşturan ve etrafa hâkim bir konumda bulunan Paşabeleni Tepesi, MÖ 5. ve 4. yüzyıllarda Sisamlı veya Rodoslu bir koloni olarak kurulmuştur. Kentin kurucusu Nagis'e atfen Nagidos adı verilen bu antik yerleşim, tarih boyunca bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen kazılar sonucunda antik kentin; Helenistik dönemde Mısır, Kıbrıs, Rodos, Samos, Knidos, Soli, Milet ve Efes gibi dönemin en büyük uygarlıklarıyla güçlü ticari bağlar kurduğu kanıtlanmıştır. Antik kent kalıntılarından günümüze ulaşan surlar, tarihi liman izleri ve sahile yakın konumda bulunan Nagidos Adası (Korsan Adası) kentin önemli parçaları arasındadır.
Doğal Yapısı, Dağları, Akarsuları ve Coğrafi Zenginlikleri
Genel olarak dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan Bozyazı ilçesinde ovalık alanlar oldukça sınırlıdır. Bölgede Tol Dağı (1250 m), Azıtepe (1500 m), Susmak Dağı (1600 m), Kaş Dağı (1639 m) ve Elmakuz Dağı (1690 m) gibi önemli yükseltiler bulunur. Bu dağların eteklerinde yer alan Kozağacı, Tersakan, Elmagözü ve Kızılca yaylaları temiz havasıyla öne çıkmaktadır. İlçenin en büyük akarsuyu olan Bozyazı Çayı (Sini Çayı), Elmakuz ve Söğüt dağlarının eteklerinden doğarak derin kayalık vadilerden geçip Akdeniz'e dökülmektedir. Ayrıca Bozyazı Çayı üzerindeki tarihi köprünün ilk inşa evresinin Roma Çağı'na tarihlendiği bilinmektedir. İlçenin diğer önemli su kaynakları arasında Aksaz Çayı ile Gözce Deresi yer almaktadır.
Muz, Çilek ve Bereketli Topraklar
Sulu tarım yapılmadan önce ovanın çoraklığını ifade etmek amacıyla halk tarafından "Bozalan", "Bozova" veya "Bozyazı" isimleriyle çağrılan bölge, günümüzde mikroklimal iklimi sayesinde son derece verimli tarım topraklarına dönüşmüştür. Bozyazı’nın en önemli gelir kaynağı muz ve çilek tarımıdır. Yumuşak Akdeniz ikliminin sunduğu elverişli koşullarla birlikte portakal yetiştiriciliği, yer fıstığı üretimi ve kıyı balıkçılığı da bölge halkının temel ekonomik uğraşları ve geçim kaynakları arasında yer almaktadır.