Binbirkilise, Karaman ilinin sınırları içerisinde, Orta Çağ'da Likaonya olarak anılan tarihi bölgede yer alan son derece değerli bir arkeolojik sit alanı ve tarihi mekandır. Karadağ yanardağının kuzey yamaçlarına kurulu olan bu eski yerleşim alanı, Karaman il merkezinin yaklaşık 30 km (19 mil) kuzeyinde konumlanmaktadır. Günümüzde bu geniş kilise ve yerleşim kalıntıları; Madenşehri, Üçkuyu ve Değle ören yerlerinin içinde ve çevresinde varlığını sürdürmektedir.
Bizans Dönemi Kültür Merkezi ve Yapısal Özellikleri
Bölge, 3. ve 8. yüzyıllar arasındaki tarihi dönemde Bizanslı Hristiyanlar için son derece önemli bir kültür merkezi olarak hizmet vermiştir. Antik alanda köylerle bütünleşik olarak inşa edilmiş kiliseler, manastırlar, sarnıçlar, savunma surları ve konutların kalıntıları mevcuttur. Binbirkilise'nin mimari tarih açısından en ilgi çekici yönlerinden biri, Süryani Ortodoks tipindeki çok kubbeli bazilikalarıdır. Bölgede ahşap malzemenin eksik olması nedeniyle, binalar klasik düz ahşap çatılar yerine büyük kesme taş bloklardan inşa edilen taş kubbeli çatılarla örtülmüştür.
İç Mimari Ayrıntılar ve Diğer Tarihi Dönemlerin İzleri
Kiliselerin mimari detayları incelendiğinde, yan neflerin üzerinde ve üst sütun sırasının arkasında matroneumlar (kadınlar mahfili) yer aldığı görülür. Yapıların apsis bölümlerinde çift katlı aydınlık pencereleri kullanılırken, nartheksler çoğunlukla çift kemerli bir yapıya sahiptir ve ortada tek bir sütunla desteklenmektedir. Özellikle Madenşehri sınırlarında bulunan bazı kiliselerde duvar resimlerinin (fresklerin) kalıntılarına rastlamak mümkündür. Ayrıca, bu tarihi bölgenin çevresinde yalnızca Bizans değil, Hitit, Roma ve Helenistik dönemlere ait nadir arkeolojik kalıntılar da tespit edilmiştir.
Arkeolojik Araştırma Tarihi ve Korunma Durumu
Binbirkilise üzerindeki ilk bilimsel çalışmalar, 1904 yılında Carl Holzmann'ın "Archäologische Skizzen" (Arkeolojik Eskizler) adlı çalışmasını yayınlamasıyla başlamıştır. Kısa bir süre sonra, 1905 yılında İngiliz gezgin ve arkeolog Gertrude Bell bölgeyi keşfederek izlenimlerini makaleler halinde paylaşmıştır. Bell, Konya'da tanıştığı arkeolog William Mitchell Ramsay ile birlikte 1907 yılında bölgede kapsamlı arkeolojik kazılar gerçekleştirmiş ve sonuçlarını "The Thousand and One Churches" (Binbir Kilise) adlı kitapta yayımlamıştır. Cumhuriyet döneminde ise Türk sanat tarihçisi Semavi Eyice bölgede araştırmalar yapmış ve sonuçlarını 1971 yılında kitaplaştırmıştır. Geçmişten günümüze taşların yeni binalarda tekrar kullanımı gibi nedenlerle büyük bir yıkım yaşayan alanda, tarihi envanter maalesef sürekli olarak azalmıştır.