Karadağ Volkanik Dağı ve Tarihi Coğrafyası
Karaman il sınırları içerisinde konumlanan Karadağ, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde yükselen sönmüş bir kalkan yanardağıdır. Konya ilinin güneyinde, Karaman ilinin ise kuzeyinde yer alan bu kütle, Hotamış bataklığı ile Karaman ve Çumra ovaları arasında uzanmaktadır. Karaman il merkezine yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunan dağ, üç yüksek tepenin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu tepeler Baştepe, Kızıltepe ve en yüksek noktayı teşkil eden 2271 metre yüksekliğindeki Mahalaç Tepe'dir. Dağın Baştepe zirvesinde 150 metre çapında bir krater bulunmakta olup, dağ kütlesi içinde yer alan çok sayıdaki ikincil tepe, bu volkanın farklı zamanlarda pek çok kez püskürdüğünü göstermektedir.
Stratejik Bir Savunma Hattı: Başdağ Kalesi
Karadağ'ın Kılbasan tarafında yer alan Başdağ yükseltisi üzerinde konumlanan Başdağ Kalesi, bölgenin askeri geçmişine ışık tutan önemli bir yapıdır. İki tepe arasında konumlanan ve bir krater çukurunu da kapsayacak şekilde inşa edilen kale, Roma ve Bizans devirlerinde aktif olarak kullanılmıştır. Sekizgen planlı mimarisi, yuvarlak burçları ve yapımında kullanılan büyük kesme taşları ile döneminin savunma anlayışını ve taş işçiliğini en net şekilde sergileyen anıtsal yapılardan biridir.
İnanç Tarihinin İzleri: Binbir Kilise Harabeleri
Dağın eteklerinde ve vadilerinde, halk arasında Binbir Kilise olarak adlandırılan oldukça geniş bir alana yayılmış tarihi kalıntılar yer almaktadır. Manastır, kilise, konut, şapel, bazilika, sarnıç, mezar yapıları ve askeri yapıları bünyesinde barındıran bu yerleşimin hangi antik kente ait olduğu kesin olarak belirlenememiş olsa da araştırmacılar tarafından Debe, Lystra, Barata, Hyde ve Siderepolos gibi çeşitli isimler önerilmektedir. Bu yapılar, İstanbul'daki klasik Bizans sanat anlayışından farklı olarak, tamamen yerel bir mimari üslup ile inşa edilmiştir. Kireç harcı ve düzgün kesme taşların kullanıldığı dini yapılar; serbest haç, latin haçı, bazilikal, yuvarlak ve yonca plan şemalarıyla dikkat çekmektedir.
Kutsal Bir Kült Merkezi: Mahalaç Tepe
Hristiyanlık inancındaki baş melek Mikhael'in adının zamanla Mihaliç ve en nihayetinde Mahalaç'a dönüştüğü tahmin edilen Mahalaç Tepe, dağın en yüksek zirvesidir. Tepe üzerinde Hitit ve Bizans dönemlerine ait tarihi kalıntılar yan yana yer almaktadır. Hitit kralı Hartapus'un adının geçtiği hiyeroglif yazıtlar ve antik bir sunak alanı zirvedeki Hitit varlığını belgelerken; yükseklik, ulaşım zorluğu ve su kıtlığı gibi nedenlerle buranın sürekli bir yerleşim yeri değil, kutsal bir kült merkezi olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Bizans devrinde de kutsallığını koruyan tepede haç şekilli bir kilise, haç şekilli mezar şapeli ve kare planlı bir sarnıç yer almaktadır. Bu köklü inanç geleneğinin benzer izleri dağın diğer zirveleri olan Göz Dağı, Çet Dağı ve Kızıldağ'da da kilise ve manastır kalıntıları şeklinde kendisini göstermektedir.