Ege'nin Tarih Kokan Merkezi: Bergama
Bergama, Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan İzmir ilinin yüzölçümü bakımından en büyük ilçesidir. İlçenin güneyinde Aliağa, doğusunda Kınık ve Manisa ilinin Yunusemre ve Soma ilçeleri, kuzeyinde Balıkesir ilinin İvrindi, Burhaniye ve Ayvalık ilçeleri, batısında Dikili, güneybatısında ise Ege Denizi bulunmaktadır. Bakırçay havzasının en önemli ilçesi konumundaki Bergama, kuzeyinde Madra Dağı, güneyinde ise Yunt Dağı dağ silsileleri ile çevrili Bakırçay Havzası'nda kurulmuştur. İl merkezine uzaklığı 103 km olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise 70 metredir.
Bergama'nın Köklü Tarihçesi ve Antik Pergamon Krallığı
Antik dönemde Yunanca Pergamos olarak bilinen Bergama isminin, Hitit dilinde "Yüksek yerleşim/üs" anlamına geldiği iddia edilmektedir. Bölgenin bilinen en eski tarihinin MÖ 3. binyıl olduğu kabul edilmekte ve yörenin en eski yerleşim yerinin Yortanlı Mezarlığı olduğu bilinmektedir. MÖ 280-133 yılları arasında Anadolu'daki en güçlü Helenistik krallıklardan biri haline gelen Pergamon Krallığı'na başkentlik yapan antik kent; bilim, kültür ve sanat merkezi olarak gelişmiştir. Bu parlak dönemde antik dünyanın en ünlü yapılarından olan Pergamon Kütüphaneleri ile antik dünyanın önemli sağlık merkezlerinden biri olan Pergamon Asklepieionu inşa edilmiştir.
Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemleri
MÖ 133 yılında vasiyet yolu ile Roma İmparatorluğu'na devredilen Pergamon, eyalet metropolü olarak İzmir (Smyrna) ve Selçuk (Efes) ile rekabet etmiştir. Ünlü hekim Galen'in bildirdiğine göre MÖ 2. yüzyılda kent nüfusu 120 bine ulaşmıştır. 262 yılındaki büyük depremde zarar gören şehir, 7. ve 8. yüzyıllarda Arap akınlarına maruz kalmış ve 716 yılında Arap komutan Mesleme tarafından fethedilmiştir. Yaklaşık 200 yıl virane kalan kent, 1170'te Bizans İmparatoru I. Manuil döneminde yeniden inşa edilmiş, 1302'de Bizanslılar tarafından terk edildikten sonra Karesioğulları idaresine geçmiştir. 1333 yılında şehre gelen İbn Battuta burayı harap bir belde olarak nitelendirse de son derece müstahkem bir kalesi olduğunu belirtmiştir. Kent, Bergama Emiri Yahşi Han'ın vefatının ardından 1341 sonrasında Osmanlı hâkimiyetine katılmıştır.
Ekonomik Hayat ve Kültür Turizmi
Bergama ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalıdır; Bakırçay Ovası'nda pamuk, tütün, zeytin ve üzüm yetiştirilirken, Kozak Yaylası'nda ekonomik getirisi yüksek olan çam fıstığı üretilmektedir. Dağ köylerinde arıcılık gelişirken, halıcılık ve kilim dokumacılığı da önemli geçim kaynakları arasındadır. Bölgede kültür turizminin gelişmesini sağlayan başlıca tarihi varlıklar arasında; II. Eumenes devrinde Galatların mağlup edilmesi anısına yapılan Zeus Sunağı, Athena Tapınağı'nın propylonu ve stoaları, 200.000 kitap rulosunun korunduğu kütüphane, büyük saray, kent surları ve on bin seyirci kapasiteli antik çağın en dik tiyatrosunun yer aldığı Akropol bulunmaktadır. Ayrıca Bergama Müzesi, Kızıl Avlu ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan cami, hamam, han ve köprüler ilçenin zengin tarihi dokusunu tamamlamaktadır.