Babaeski Köprüsü
Kırklareli ilinin Babaeski ilçesi sınırları içerisinde, Ergene Nehri'nin kollarından biri olan Babaeski Deresi üzerinde yer alan Babaeski Köprüsü (diğer adıyla IV. Murad Köprüsü), Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli bir tarihi yapıdır. Köprünün ortasında bulunan kitabe köşkündeki 5 beyitlik manzum kitabesine göre Hicri 1043 (Miladi 1633/1634) tarihinde Sultan IV. Murad döneminde inşa edilmiştir. Kitabede yer alan "Bu cisri bir kulu yolunda etti pay-endaz" mısrasından, yapının padişah tarafından yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.
Evliya Çelebi, köprüyü inşa ettirenin Sultan Murad zamanında hapse atılıp kurtulan, zamanında koyun otlattığı alana köprü yapma adağı bulunan ve Yeniçeri Ocağı'nda kul kethüdalığına kadar yükselen Çoban Veli Kasım Ağa'nın hayratı olduğunu belirtmektedir. Köprünün mimarı hakkında Mimar Kasım Ağa veya Mimar Davud Ağa olduğuna dair görüşler bulunsa da, Mimar Davud Ağa'nın Hicri 1008 (Miladi 1599) tarihinde vefat ettiği bilindiğinden, yapının mimarının Mimar Davud Ağa olmadığı düşünülmektedir. Devlet Arşivleri Başkanlığı'ndaki Hicri 26.09.1101 (Miladi 03.07.1690) tarihli bir belgede, Babay-ı Atik'te bulunan büyük köprünün temizliği için Sultan Murad'ın bir görevlendirme yaptığı ibaresi yer almaktadır.
Mimari ve Sanatsal Özellikleri
Kesme taş malzemeden inşa edilen köprünün uzunluğu 72 metre, genişliği ise 5,85 metredir. Evliya Çelebi'nin yedi adet olduğunu belirtmesine karşılık köprünün altı tane sivri basık kemerli gözü bulunmaktadır. Köprüde sekizi sivri, iki tanesi yuvarlak kemerli olmak üzere on adet tahliye gözü vardır. Köprünün menba tarafında sel yaran ve mahmuz bölümleri bulunmaktadır.
Köprünün ortasında bir kitabe köşkü ve karşısında bir seyir köşkü yer alır. Kitabe köşkündeki niş içerisinde köprünün inşa kitabesi bulunmaktadır. Yapının kemer kilit taşlarında, kitabelik ve seyir köşklerinde yoğunlaşan motifler, çarkıfelek motifleri ile lale ve çiçek motifleri yer almaktadır.
Günümüzdeki Durumu
Tarihsel süreçte Rumeli Bostanbaşısı'nın Rumeli'den gelip İstanbul'a gidecek yabancıları burada denetlediği belirtilmektedir. Günümüzde araç ve yaya trafiğine açık olan köprünün tabliyesi asfaltla kaplanmıştır. Köprünün kuzeyinde bulunan nöbet hücresi ise özgün hali dikkate alınarak yeniden inşa edilmiştir.