Babaeski'nin Coğrafi Konumu ve Doğal Yapısı
Babaeski, Marmara Bölgesi'nin Trakya kesiminde, Kırklareli iline bağlı tarihi ve coğrafi önemi yüksek bir ilçedir. Kuzeyinde Kırklareli Merkez ilçe, doğusunda Lüleburgaz, güneybatısında Pehlivanköy, güneyinde Tekirdağ ve batısında Edirne ile komşu olan ilçe, küçük bir şehir yerleşmesi niteliğindedir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 60 metre olan bölge, geniş Ergene Ovası üzerinde yer alır. İlçenin kuzey kesimlerini yüksekliği 150 metreyi aşmayan Yıldız Dağları'nın uzantıları engebelendirmektedir. Ergene Nehri'nin yanı sıra Kavak Deresi (Cürtlen Dere) ve Şeytan Deresi tarafından sulanan bu topraklar, yörenin en verimli tarım ve sanayi alanlarını oluşturmaktadır.
Antik Dönemden Bizans'a Köklü Tarih
Babaeski toprakları antik çağlardan itibaren önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. MÖ 5. yüzyıl ortalarında bölgede kurulan Trakların Odrys koluna ait devleti Makedonya Kralı II. Phillip yıkmış, ardından yörede Bitinya Krallığı egemenlik sürmüştür. MÖ 46 yılında ise Roma İmparatoru Claudius Trakya ile birlikte Kırklareli yöresini imparatorluk topraklarına katmıştır. Bizans döneminde Bulgarofigon adıyla anılan bölge, stratejik önemi nedeniyle Bizans imparatorlarının ilgisini çekmiştir. İmparator I. Anastasius'un yaptırdığı ve I. Justinianus'un onardığı büyük liman surları Balkanlar'dan gelecek saldırılara karşı İstanbul'u koruma amacı taşımaktaydı. Bölge ayrıca 896 yılında Bizanslıların Bulgarlara karşı aldığı ağır yenilgiye ve 1047'de Leon Tornikios önderliğindeki isyana sahne olmuştur.
İsmin Kökeni ve Efsaneler
İlçenin ismine dair anlatılar köklü ve zengin bir efsanevi geçmişe dayanır. Saltukname'de adı geçen, Sarı Saltuk'un diktiği ve on kişinin kucaklayamayacağı büyüklükteki ünlü Baba Kavağı ağacının ilçenin ismine ilham kaynağı olduğu belirtilmektedir. Bir diğer rivayete göre ise Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethi yolunda Edirne'ye giderken buradaki Eski Cami önünde gördüğü yaşlı bir tamircie beldenin kuruluşunu sormuş, "Eskidir, eski" cevabını almıştır. Yaşlı adamın kendi yaşını sorduğunda ise "Baba, eski" yanıtını vermesi üzerine beldenin adı "Babaeski" olarak kalmıştır.
Bolca Nine Efsanesi
Mutlu Köyü'nde kabri bulunan Bolca Nine'nin hikayesi de Fatih Sultan Mehmet dönemine dayanır. Padişah Edirne'ye giderken askerleriyle birlikte bu köyde konaklamış, yaşlı bir ninenin tek bir yemek kazanından tüm orduyu hayret verici şekilde doyurduğunu ve "Yeyin evlatlarım bolca bolca yeyin" dediğini görmüştür. Bunun üzerine ninenin elini öperek ona "Bolca Nine" adını vermiştir.
Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Mirası
Babaeski yöresi, 1359 yılında Sultan I. Murat döneminde Balaban Bey tarafından Osmanlı sınırlarına dahil edilmiştir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Semiz Ali Paşa tarafından yaptırılan Ali Paşa Camii, medrese, imaret, hanlar ve dükkanların yanı sıra yedi mescid, yedi çocuk mektebi, bir hamam ve tekke gibi zengin bir mimari yapıdan bahseder. 1892 tarihli salnamede ise kasabanın demiryolu istasyonunda zahire ihracatı yapan mağazalar ile Sultan IV. Murat tarafından 1634/1635 yıllarında yaptırılan 6 gözlü tarihi taş köprü gibi anıtsal yapılar kayıt altına alınmıştır. Tarih boyu göçler alan ilçe; 1912'de Bulgarların, 1919'da Yunanların işgaline uğramış ve Kurtuluş Savaşı mücadelesinin ardından 9 Kasım 1922'de ebediyen kurtarılarak 1924 yılında Kırklareli'ne bağlı bir ilçe statüsü kazanmıştır.