Ayvalık: Ege'nin Tarih ve Doğa Kokan Turizm Merkezi
Balıkesir ilinin en batısında, Ege Denizi kıyısında konumlanan Ayvalık, köklü geçmişi ve doğal güzellikleriyle Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Kış mevsimlerinde büyük bir kasaba nüfusuna sahip olan ilçe, yaz mevsimlerinde turizmin de etkisiyle dönemsel nüfus artışı yaşamaktadır. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan bu kadim yerleşim alanı, 2017 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır.
Antik Çağlardan Günümüze Ulaşan Tarihsel Miras
Antik Çağ'da bir tür yabani ayva anlamına gelen Kidonia (Antik Yunanca: Κυδωνíαι) adıyla anılan bölgeye ilk yerleşenlerin Midilli'nin Kydona köyünden ya da Girit'in Kydonies bölgesinden geldiği düşünülmektedir. İlkçağda Misya, Hititler, Frigler ve Lidya egemenliklerini gören bölge; Orta Çağ'da Roma ve Doğu Roma imparatorluklarının, 14. yüzyıldan itibaren ise Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine girmiştir. Bugünkü kentin mimari formu ve sokak dokusu Osmanlı döneminde, 1430-1440 yıllarında şekillenmeye başlamıştır. İlçe sınırları içerisinde geçmiş dönemlerden kalma ve günümüze ulaşan çok sayıda tarihi Rum evi ile kilise yer almaktadır.
Eşsiz Coğrafi Yapı, Koylar ve Adalar Topluluğu
Çam ormanları ve zeytinlikler bakımından son derece zengin olan Ayvalık, coğrafi yapısıyla büyüleyici bir çeşitlilik sunmaktadır. İlçede dağların denize dik uzanması sebebiyle kıyı şeridi girintili ve çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Bu durum kıyılar boyunca eşsiz burunların ve koyların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Ege Denizi'ne 34 kilometrelik kıyısı bulunan ilçe, 305 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir. Ayvalık aynı zamanda Kaşık, Poyraz, Kamış, Büyükkuruada ve Güvercinada gibi adaların da dahil olduğu geniş bir adalar topluluğunu barındırmakta ve ünlü Şeytan Sofrası gibi doğal güzelliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Milli Mücadele Dönemi ve Kültürel Kimlik
I. Dünya Savaşı sonrasında İzmir'in işgaliyle birlikte 29 Mayıs 1919'da Yunan egemenliğine giren Ayvalık, milli direnişin en önemli sembollerinden biridir. İşgalin ardından Anadolu'daki ilk askeri direniş, 172. Alay Komutanı Yarbay Ali Çetinkaya tarafından başlatılmıştır. Bu işgal dönemi 15 Eylül 1922 tarihine kadar sürmüştür. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nın getirdiği Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucunda Girit, Makedonya ve Midilli Türklerinin yerleştirildiği ilçede, bugün de Girit göçmenleri nüfusun çoğunluğunu oluşturmakta ve kültürel zenginliği yaşatmaktadır.