Ortahisar'ın Tarihi Mücevheri: Trabzon Ayasofya Camii
Trabzon'un Fatih Mahallesi'nde, denize yakın kayalık bir burun üzerinde konumlanan ve eski bir Roma bazilikasının yerine inşa edilen Ayasofya (resmî adıyla Ayasofya Camii), Trabzon İmparatorluğu'ndan günümüze ulaşan en iyi korunmuş tarihi anıt olarak kabul edilir. Zamanla yapılan deniz dolguları ve 2006 yılında inşa edilen sahil yolu nedeniyle günümüzde denizden yaklaşık yarım kilometre içeride bulunan bu benzersiz mabet; Bizans taşra üslubu, Gürcü soğan kubbe yapısı ve Selçuklu taş işçiliğinin hayranlık uyandıran bir uyum içinde harmanlandığı sıra dışı mimarisiyle öne çıkmaktadır.
Yapılışı, Manastır Geçmişi ve Kültürlerin Buluşması
Trabzon Rum İmparatoru I. Manuil döneminde, 1250-1260 yılları arasında inşa edildiği kabul edilen Ayasofya'nın, kimi kaynaklara göre ise 1204 öncesinde yapılmış ve Manuil döneminde kapsamlı bir yenilemeden geçmiş eski bir yapı olduğu sanılmaktadır. 13. yüzyılda kent dışında yer alan geniş bir manastır kompleksine bağlı olan kilisenin diğer yapı ögeleri zamanla yok olmuştur. Komninos Hanedanı'nın yürüttüğü karmaşık diplomatik ilişkiler, yapının süslemelerine de doğrudan yansımıştır. Yapının güney cephesinde yer alan taş bezemelerde Gürcü sanatı etkileri izlenebilirken, batı cephesindeki dış narteks girişinde Selçuklu üslubunda taş süslemeler ve mukarnaslı nişler dikkat çeker.

Hristos Pantokrator Freskleri ve Eşsiz İç Sanat
Ayasofya'nın iç kısmında yer alan ve 1260 yılı dolaylarında tamamlandığı tahmin edilen freskler, Hristiyan sanatının en nadide örneklerindendir. Kubbenin en üst noktasında, İsa'nın tanrısal gücünü simgeleyen Hristos Pantokrator (Her şeye kâdir İsa) tasviri yer alır. Bu figürün altında görkemli bir yazı kuşağı, melekler korosu ve meleklerin sıralandığı bir friz uzanır; pencerelerin arasında ise on iki aziz tasviri bulunur. Binanın en görkemli dış cephesi olan güney yüzünde ise Adem ile Havva'nın yaratılışını konu alan kabartma bir friz ile Komninos Hanedanı'nın sembolü olan tek başlı kartal motifi işlenmiştir. Uzun süre sıvaların altında kalan bu eşsiz freskler, 1957-1962 yılları arasında arkeolog David Talbot Rice önderliğinde Edinburgh Üniversitesi Russell Vakfı uzmanları tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün ışığına kavuşturulmuştur.

Astronominin Tarihi İzleri: Çan Kulesi
Mabedin batı yönünde, ana binadan yaklaşık 25 metre mesafede yükselen kare planlı çan kulesi, kiliseden bağımsız olarak 1427 yılında inşa edilmiştir. İç duvarlarındaki fresk süslemeleri 1443 yılında tamamlanan bu kule, yalnızca dini bir amaca hizmet etmekle kalmayıp gökyüzünü ve yıldızları gözlemlemek, astronomi dersleri vermek ve aynı zamanda denizciler için bir deniz feneri görevi görmek amacıyla da kullanılmıştır.

Kiliseden Camiye, Müzeden Yeniden Camiye
Trabzon'un 1461 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinden sonra da bir süre kilise işlevini sürdüren mabet, tarihi kaynaklara göre 1583 yılında sultanın emriyle ayân Kürd Ali Bey tarafından bir minber ve müezzin mahfili eklenerek ilk kez camiye çevrilmiştir. Diğer tarihi kayıtlara göre ise Osmanlı Sultanı III. Murat döneminde, 1670 yılında Trabzon Beylerbeyi Ali Bey'in girişimleriyle cami olmuştur. 1864 yılında Bursalı Rıza Efendi'nin teşvikiyle Müslüman cemaatin topladığı 95.000 kuruş sayesinde Rum ustalarca kapsamlı bir onarımdan geçirilen yapı, Osmanlı döneminde son olarak 1880'lerde restore edilmiştir. I. Dünya Savaşı'ndaki Rus işgali sırasında askerî karargâh, depo ve hastane olarak kullanılan Ayasofya, 1964 yılında restore edilerek müzeye dönüştürülmüş; 28 Haziran 2013 tarihinde ise resmi olarak yeniden ibadete açılarak cami statüsünü geri kazanmıştır.