Artemis Tapınağı ya da diğer adlarıyla Artemision ve Diana Tapınağı, Efes'te bulunan ve tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş antik bir tapınaktır. Günümüzde İzmir'in Selçuk ilçesinde yer alan tapınağın özellikle Helenistik dönem evresi, antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmekteydi. Antik dönemlerde pek çok kez yıkılıp tekrar inşa edilen bu muazzam yapının bilinen son yıkımı MS 401 yılında gerçekleşmiştir. Günümüzde ise bu görkemli sit alanından geriye sadece tapınağın son evresine ait mermer parçaları kalmıştır.
Tarihsel Gelişimi ve İnşa Evreleri
Tapınağın ilk evresine dair günümüze ulaşan bilgiler oldukça kısıtlıdır. Kazı alanından geometrik döneme ait kireçtaşı bir yapı çıkarılmış, tapınağın mermerden yapılan ilk evresi ise MÖ 7. yüzyıla tarihlenmiştir. Tapınağın daha iyi bilinen Arkaik dönem evresinin inşası ise MÖ 550 civarında başlamıştır. Bu görkemli evrenin inşası Lidyalı ünlü kral Kroisos'un finansörlüğünde, mimar Kersifron ve oğlu Metagenes'in liderliğinde yürütülmüştür. Tarih boyunca birçok yıkım ve restorasyon geçiren tapınağın, MÖ 356 yılında Herostratos isimli bir Efesli tarafından yakıldığı düşünülmektedir.
Mimari Yapısı ve Eşsiz Sanat Eserleri
Tapınağın mimari ve sanatsal özellikleri hakkında bilinenlerin neredeyse tamamı tarihçi Plinius'un aktardığı belgelere dayanmaktadır. Plinius, tapınağı 115 metre uzunluğunda ve 55 metre eninde, neredeyse tamamen mermerden bir yapı olarak tanımlamıştır. Tapınak, her biri 18 metre yüksekliğinde olan İyonik stildeki 127 kolondan oluşmaktaydı. Tapınağın içi; Polyclitus, Pheidias, Cresilas ve Phradmon gibi dönemin en ünlü Yunan heykeltıraşlarının ellerinden çıkmış heykellerle, nadide tablolarla ve altın ile gümüş bezemeli sütunlarla donatılmıştı. Bu heykellerin büyük çoğunluğu, Efes şehrini kurduğu söylenen efsanevi Amazonlar'a aittir. Ayrıca, mozole mimarı Scopas'ın tapınağın kolonlarındaki kabartmaları oyduğu, baş Artemis heykelinin ise Endoeus tarafından yapıldığı belirtilmektedir.
Efesli Artemis Kültü ve Önemi
Efesli Artemis, klasik Yunan mitolojisindeki bakire avcı tanrıçadan oldukça farklıdır. Onun, Anadolu'nun köklü ana tanrıçası Kibele'nin bir kültü olduğu ve zamanla evrilerek Artemis haline geldiği kabul edilmektedir. Tasvirlerinde vücudu, altından ayaklarının çıktığı ve aşağıya doğru incelen sütun benzeri bir bölümle kaplıdır. Çok memeli (37 adet) veya bazı görüşlere göre boğa testisleri olduğu iddia edilen tasvirleriyle bolluk ve bereketi simgeler. Başında Kibele'nin bir özelliği olan sur şeklinde bir taç taşır. Artemis Tapınağı, Efes'in ekonomik açıdan oldukça güçlü bir bölgesinde yer ediniyordu. Tüccarlar, seyyahlar ve Anadolu'nun her yerinden gelen ziyaretçiler tarafından ziyaret edilen tapınak, antik dünyada binlerce insanı bir araya getiren güçlü bir inanç sembolü olmuştur.