Ardahan'ın Tarih Kokan Köşesi: Ardıçdere
Ardahan il merkezine 21 kilometre mesafede konumlanan Ardıçdere Köyü, eski adıyla Toroshevi (Yukarı Toroshevi), binlerce yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi sınırlarında yer alan büyüleyici bir yerleşimdir. Köyün sınırları içerisinde yer alan devasa megalit kalenin varlığı, bu toprakların en eski çağlardan bu yana stratejik bir yerleşim alanı olarak kullanıldığını açıkça göstermektedir. Hem tarihi mirası hem de bozulmamış doğasıyla dikkat çeken Ardıçdere, ziyaretçilerine tarihin derinliklerine uzanan mistik bir yolculuk sunmaktadır.
Zengin Tarihsel Geçmiş ve Osmanlı Dönemi
Tarihi Gürcistan Krallığı'nın güneybatı bölgesini oluşturan Artaani sınırları içerisinde bulunan yerleşim, erken Orta Çağ döneminde Cavaheti bölgesi ile birlikte Tsunda piskoposluğu sınırları içinde yer almaktaydı. Birleşik Gürcistan Krallığı'nın parçalanmasının ardından Samtshe Atabeyliği egemenliğine giren köy, 16. yüzyılın ortalarında Osmanlı Devleti tarafından fethedilmiştir. 1595 tarihli Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan kayıtlarında Toroshav-i Büzürg (Büyük Toroshevi) adıyla geçen yerleşimde o dönem 45 hane yaşamaktaydı. Hıristiyan halktan ispenç vergisinin alındığı bu dönemde köyde arpa, buğday, yonca tarımı ile arıcılık yapılıyor; koyun ve domuz besleniyordu.
Rus İdaresinden Türkiye Cumhuriyeti'ne Uzanan Yolculuk
93 Harbi'nin ardından bölgeye hakim olan Ruslar, köyü Yukarı Toras-Hevi adıyla kaydetmiştir. Rus idaresi döneminde nüfusu artan köy, Birinci Dünya Savaşı sonrasında kısa bir süre Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti sınırlarında kalmıştır. Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgal ettiği dönemde Ankara Hükümeti'nin ültimatomuyla fiilen Türkiye'ye katılan bölge, 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına bırakılmıştır. Cumhuriyet döneminde 1928'de Kars'a bağlı olan köyün ismi, yabancı kökten geldiği gerekçesiyle 1959 yılında yürürlüğe giren 7267 sayılı kanunla Ardıçdere olarak değiştirilmiştir.
Görülmeye Değer Tarihi Kalıntılar: Megalit Kale ve Kiliseler
Ardıçdere Köyü, tarih meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen çok özel arkeolojik kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır. Köyün yaylasına yakın konumda yükselen görkemli megalit kale kalıntıları, antik dönemlerin savunma mimarisini yansıtmaktadır. Bunun yanı sıra köy sınırları içerisinde iki adet tarihi kilise kalıntısı yer alır. Bu ibadethanelerden biri doğrudan köy merkezinde, diğeri ise aşağı yayla bölgesinde yer almaktadır. Gürcü araştırmacı Konstantine Martvileli'nin 1917 yılındaki gezi notlarında, köy merkezinde yer alan kilisenin o dönemde de yıkık durumda olduğu belgelenmiştir. Bu kadim kalıntılar, köyün çok kültürlü geçmişinin en somut kanıtları olarak günümüze ulaşmıştır.