Antakya Antik Kenti (Grekçe: Ἀντιόχεια), Asi Nehri kıyısına kurulmuş olup kalıntıları günümüz Antakya şehrinde bulunan ve modern şehre adını veren tarihi bir antik kenttir. Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından milattan önce dördüncü yüzyılın sonunda (MÖ 300) kurulan bu şehir; coğrafi, askeri ve ekonomik konumuyla hızla gelişmiştir. Baharat Yolu, İpek Yolu ve Kral Yolu'na olan yakınlığı sayesinde ticari gelişimini hızlandıran kent, Yakın Doğu'nun başkenti olma yolunda İskenderiye'ye rakip olmuştur. Antakya aynı zamanda Helenistik Yahudiliğin ve İkinci Tapınak Dönemi Yahudiliğinin de ana merkezlerinden biri konumundadır.
Hristiyanlığın Beşiği ve Roma İmparatorluğu Dönemi
Köklü tarihi ve Erken Hristiyanlığın ortaya çıkmasında üstlendiği kilit rol sebebiyle kent, 'Hristiyanlığın Beşiği' olarak adlandırılmaktadır. Hristiyan Yeni Ahit'e göre, 'Hristiyan' ismi dünyada ilk kez bu şehirde kullanılmaya başlanmıştır. Suriye Tetrapolisi (Antioch, Seleucia Pieria, Epemiye, Laodicea) şehirlerinden biri olan Antakya, Augustus döneminde yarım milyon nüfusa ulaşmış devasa bir metropoldür. Doğu Akdeniz'in en gözde yerleşimlerinden biri haline gelen kent, Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde Roma ve İskenderiye'nin ardından en büyük üçüncü şehir olmayı başarmıştır.
Kuruluş Ritüelleri ve Şehir Planlaması
I. Seleukos, kentin kurulacağı yeri özel bir dini törenle belirlemiştir. Zeus'un simgesi olan kutsal kartala bir kurban eti sunulmuş ve kartalın bu eti taşıdığı yer kentin kurulacağı alan olarak seçilmiştir. I. Seleukos bu töreni saltanatının 12. yılında, Kadim Makedon Takviminin Artemisos ayında (MÖ Mayıs 300 yılının 22. gününde) gerçekleştirmiştir. Kentin orijinal planı, mimar Xenarius tarafından İskenderiye'nin ünlü ızgara planı taklit edilerek tasarlanmıştır. Şehrin kalesi Habib-i Neccar Dağı'nın (Silpius Dağı) tepesinde yer alırken, genel yerleşim dağın yamaçlarında ve Asi Nehri'nin saçaklandığı bölgede kurulmuştur. Kent merkezinde iki dev sütunlu yol kesişmekte olup zamanla eklenen mahallelerle şehir Tetrapolis yapısına kavuşmuştur.
Daphne (Defne) Bölgesi ve Tarih Sahnesinden Çekilişi
Kentin Heraclea mahallesinin yaklaşık 6 kilometre batısında, ortasında görkemli bir Apollon Tapınağı barındıran bol ağaçlıklı ve su kaynaklı Daphne (Defne) yer almaktaydı. I. Seleukos tarafından yaptırılan ve heykeltıraş Bryaxis'in Apollon heykeliyle zenginleştirilen bu alana, daha sonraları İmparator Diocletianus tarafından yer altı Hekate tapınağı da ilave edilmiştir. Helenistik dönemde başkentlik yapan bu metropol; Orta Çağ'da yaşanan savaşlar, 115 yılındaki büyük Antakya depremi gibi yıkımlar, Moğol istilaları ve ticaret yollarının yön değiştirmesiyle önemini kaybetmiştir. Nihayetinde 1268 yılında dağılan antik kentin büyük bir kısmı günümüzde toprak altındadır. Kazı çalışmaları (1932-1939) ve Hatay Arkeoloji Müzesi'ndeki kalıntılar, kentin eski görkemli günlerini gözler önüne sermektedir.