Ankara'nın Sanat Mabedi: Ankara Resim ve Heykel Müzesi
Ankara'nın Altındağ ilçesine bağlı Ulus semtinin Namazgâh tepesinde yer alan Ankara Resim ve Heykel Müzesi, hem ihtişamlı mimarisiyle hem de barındırdığı zengin koleksiyonuyla Türkiye'nin en seçkin sanat merkezlerinden biridir. 6 Nisan 1980 tarihinde hizmete giren müze, 1927 yılında "Türk Ocakları Merkez Binası" olarak inşa edilen ve I. Ulusal Mimarlık Akımı'nın en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen tarihi tescilli binada yer almaktadır. Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemlerin Türk plastik sanatının tarihsel gelişimini gözler önüne seren bu kıymetli müzede; Osman Hamdi Bey'den Abdülmecid Efendi'ye, Şeker Ahmet Paşa'dan Fikret Mualla'ya, Şevket Dağ'dan Şefik Bursalı, İbrahim Çallı ve Abidin Dino'ya kadar Türk resim ve heykel sanatına yön veren pek çok değerli sanatçının orijinal yapıtı sergilenmektedir.
Bir Mimarlık Harikası: Yapının İnşa Süreci
Müze binası olarak hizmet veren bu görkemli anıtsal yapı, Ankara'daki büyük kamu binaları arasında dördüncü yapıt olma özelliğini taşımaktadır. Türk Ocağı binası olarak tasarlanan yapı için 1924 yılında devrin tanınmış mimarlarından projeler talep edilmiştir. Projeler arasından mimar Arif Hikmet Bey'in çizdiği suluboya resim Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından beğenilmiş ve inşaatın 21 Mart 1927'de başlamasına karar verilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, yapıda geleneksel Türk süslemelerinin kullanılmasını ve inşaatta sadece Türk işçilerinin çalıştırılmasını emretmiştir. Mimar Koyunoğlu, mezar taşı ustalarını toplayarak ve Marmara Adası'ndan özel olarak mermer getirterek binayı 1930 yılının Nisan ayında tamamlamıştır. Bu abidevi eserin yapımında mermer ustası Hüseyin Avni, maden ustası Hakkı, taşçı ustası Baki ve Ankaralı Hüseyin Efendiler gibi yetenekli ustalar görev yapmıştır. Açılışı 23 Nisan 1930'da gerçekleştirilen bina, Türk Ocakları'nın 1931 başlarında kapanmasıyla 10 Haziran 1931 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası'na devredilmiştir.
Tarihi Olayların Sahnesi: Ankara Halkevi Dönemi ve Sonrası
Tarihi bina, 1932 yılından itibaren Ankara Halkevi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Gül ağacından yapılmış Türk motifleriyle bezeli 500 koltuklu ve localı muazzam bir salona sahip olan bina, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk operaları olan Özsoy Operası (19 Haziran 1934) ve Taş Bebek Operası'nın (27 Aralık 1934) sahnelenmesine ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca I. Türk Tarih Kongresi (2 Temmuz 1932) ile I. Türk Dili Kurultayı (26 Eylül - 5 Ekim 1932) gibi ülkenin kültürel yönünü tayin eden önemli kurultaylar burada yapılmıştır. 1952 yılında Halkevleri'nin kapatılmasıyla hazineye devredilen binanın kullanım hakkı Türk Ocakları'na verilmiş; 1952-1961 yılları arasında burada Türk Ocakları etkinlikleri, Devlet Tiyatroları temsilleri ve belediyenin nikâh hizmetleri düzenlenmiştir. Sonraki yıllarda Millî Eğitim, Köy İşleri ve Millî Savunma bakanlıklarına tahsis edilen yapı, el değiştirmeler esnasında büyük hasar görmüş, locaları sökülmüş ve sahnesi atıl hale gelmiştir.
Koleksiyonun Zenginliği ve Müzeleşme Süreci
Yapı, 1975 yılında Kültür Bakanlığı'na devredilerek müze haline getirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. 1985 yılında Hacı Ömer Sabancı Vakfı'nın katkılarıyla aslına uygun olarak restore edilmeye başlanmış ve localar ile süslemeler 1930 yılındaki özgün görüntüsüne kavuşturularak sahnesi yeniden açılmıştır. Müzede daimi sergilerin teşhir edildiği 6 salon yer almakta ve 750 kadar nadide yapıt sergilenmektedir. Müze envanterinde 1114 resim bulunduğu tahmin edilmekte olup, 1997 yılı sayımlarına göre toplam eser sayısı 4687'dir. Koleksiyonun nüvesini oluşturan Osman Hamdi Bey’in "Silah Taciri", Vasili Vereşçagin’in "Timur’un Mezarı Başında", Zonaro’nun "Genç Kız Portresi" ve Emel Korutürk’ün "Gazi’ye Şükran" tabloları, 1976 yılında Millî Eğitim Bakanlığı'ndan teslim alınmıştır. 1978 yılında Eşref Üren, Turan Erol, Arif Kaptan, Orhan Peker, Refik Epikman, Osman Zeki Erol ve Şefik Bursalı'dan oluşan sanatçı heyeti, kamu kurumlarındaki eserleri tarayarak 500 kadar kıymetli tabloyu belirlemiş ve genelgeyle toplanıp restore edilmelerini sağlamıştır. Müze ayrıca Şeref Akdik'in eşi Sara Akdik'in bağışladığı 40 yapıtlık koleksiyon, Çelik Gülersoy'un 7 yapıtlık hat koleksiyonu ve Ratip Tahir Burak'ın ünlü "Ergenekon'dan Çıkış 1-2" tablolarını bünyesinde barındırmaktadır.
Ziyaretçiler İçin Ulaşım ve Otopark Bilgileri
Ankara Resim ve Heykel Müzesi'ne toplu taşıma ile ulaşım oldukça rahattır. Ziyaretçiler, Sıhhiye mevkiinden geçen EGO otobüs hatlarını ve diğer toplu taşıma araçlarını kullanarak müzeye kolayca ulaşabilmektedir. Kendi aracı ile gelmeyi tercih eden ziyaretçiler için müze bünyesinde otopark alanı da mevcuttur.