Antalya'nın büyüleyici tarihi coğrafyasında, Likya Birliği'nin en önemli liman kapılarından biri olan Andriake Antik Kenti, tarih meraklılarını adeta zaman tünelinde bir yolculuğa çıkarıyor. Günümüzde Demre ilçesinin Çayağzı mevkiinde konumlanan bu eşsiz antik liman yerleşimi, yanı başındaki Myra Antik Kenti'nin dünyaya açılan kapısı ve en hareketli ticaret merkezi olarak asırlar boyu Akdeniz'in kalbinde yer almıştır. Kentin kalıntıları, limanın güneyinde yükselen tepenin eteklerine yayılmış durumdadır.
Likya'nın Akdeniz'e Açılan Ticaret Kapısı
Tarih sahnesine ilk kez MÖ 197 yılında Seleukos Hanedanı Kralı III. Antiokhos'un kenti ele geçirmesiyle çıkan Andriake, askeri ve ticari açıdan son derece stratejik bir öneme sahipti. Antik dönemin en büyük deniz rotaları üzerinde yer alması sebebiyle, Hristiyanlık tarihi açısından da büyük bir sembolizme sahiptir. İncil'de de adı geçen Aziz Pavlus, MS 60 yılında Roma'ya yargılanmak üzere götürülürken Myra'ya gelmiş ve Andriake limanında gemi değiştirmiştir. Kent ayrıca MS 18 yılında Germanicus ve eşi Agrippina'nın onuruna dikilen anıtsal heykellerle taçlandırılmıştır.
İmparator Hadrianus'un Eşsiz Mirası: Granarium
Andriake'yi mimari açıdan benzersiz kılan en önemli anıtsal yapı, Roma İmparatoru Hadrianus döneminde (MS 129-130) inşa edilen devasa Granarium (Horrea Hadriani) yani İmparatorluk Silosu'dur. Akdeniz havzasında günümüze kadar bu denli sağlam ulaşabilmiş yalnızca iki benzeri bulunan bu muazzam tahıl deposu, yaklaşık 2307 metrekarelik devasa alanı ve çatısına kadar ayakta kalmayı başarmış duvarlarıyla antik mühendisliğin dahi bir örneğidir. Granarium'un hemen doğusunda yer alan ticari agora, sarnıçlar ve liman dükkanları, dönemin deniz ticaretinin ne denli canlı olduğunu gözler önüne sermektedir.
Andriake Antik Kenti'ne Ulaşım ve Görülmesi Gerekenler
Andriake Antik Kenti, Antalya'nın Demre ilçe merkezine yalnızca 5 kilometre mesafede yer alır. Ulaşım son derece kolay olup, Kaş-Finike yolu üzerinden Çayağzı yönüne sapılarak kısa sürede alana ulaşılabilir. Ziyaretiniz sırasında, Likya Müzesi olarak da hizmet veren ve bölgeden çıkarılan eşsiz eserlerin sergilendiği muhteşem Granarium binasını gezebilir, liman agorası kalıntıları arasında yürüyebilir ve antik dönemin su ihtiyacını karşılayan devasa sarnıçları inceleyebilirsiniz. Ziyaretinizi Çayağzı sahili ve kükürtlü su kaynaklarının huzurlu manzarasıyla birleştirerek unutulmaz bir gün geçirebilirsiniz.