Amida, günümüzde modern Diyarbakır'ın konumlandığı coğrafyada yer alan, Dicle Nehri'nin sağ kıyısında kurulmuş son derece köklü bir Mezopotamya antik kentidir. Romalı yazarlar Ammianus Marcellinus ve Procopius tarafından Roma İmparatorluğu'nun Mezopotamya eyaletine bağlı stratejik bir şehir olarak kabul edilen Amida, tarih boyunca azametli ve sağlam surları ile dikkat çekmiştir. Eski yapılardan devşirilen taşlarla inşa edilen bu güçlü surlar, kentin yüzyıllar boyunca askeri ve idari bir merkez olarak korunmasını sağlamıştır.
Amida'nın Kuruluşu ve Asur Egemenliği
Uzun ve hareketli tarihi boyunca Amidi, Amēdi ve Amidu gibi çeşitli isimlerle anılan antik kent, Asurlular tarafından MÖ yaklaşık 3. binde kurulmuştur. Amida'da gün ışığına çıkarılmış en eski arkeolojik buluntu, MÖ yaklaşık 3. binyıla tarihlendirilen ve Akad Kralı Naram-Sin'e ait olduğuna inanılan ünlü dikilitaştır (stel). Şehrin adı yazılı tarih sahnesine ilk kez, bölgeye hükmeden Asurlu Kral Adad Nirari'nin (yaklaşık MÖ 1310 - 1281) kitabelerinde çıkmaktadır. Amida, Kral I. Tiglath-Pileser (MÖ 1114–1076) döneminde de Asur topraklarının son derece önemli bir parçası olmaya devam etmiş ve MÖ 705 yılına kadar Asur hükümdarlarının kayıtlarında sıklıkla yer bulmuştur.
Roma, Sasani ve Bizans İmparatorlukları Dönemi
Kent, MS 305 yılında Ermeni Kralı II. Tiridates'in ve ünlü Romalı tarihçi Ammianus Marcellinus'un (325–391) arşivlerinde kendine yer bulmuştur. MS 359 yılında Roma İmparatoru II. Constantius, kenti korumak amacıyla şehir surlarını genişletmiş ve güçlendirmiştir. Ancak aynı yıl Sasani Kralı II. Şapur liderliğinde gerçekleştirilen ve tam 73 gün süren büyük bir kuşatmanın ardından şehir ele geçirilmiştir. Kuşatma sırasında savunmada bizzat yer alan tarihçi Ammianus Marcellinus, bu çetin mücadelenin detaylarını günümüze aktarmıştır. MS 363 yılında Roma İmparatoru Julianus kenti geri almayı başarmıştır. Anastasya Savaşı sırasında Sasani Kralı I. Kavad, 502-503 yıllarının sonbahar ve kış aylarında kenti yeniden kuşatmıştır. Romalı savunmacılar, dışarıdan destek birliği gelmemesine rağmen üç ay boyunca direnmiş ancak nihayetinde mağlup olmuşlardır. Romalı generaller Patricius ve Hypatius komutasındaki orduların geri alma girişimleri başarısız olsa da, MS 504 yılında Romalılar kenti yeniden kontrol altına almış ve İmparator I. Justinianos surları kapsamlı bir şekilde tahkim ettirmiştir. 602 yılında Sasaniler kenti üçüncü kez ele geçirmiş ve 602–628 Bizans-Sasani savaşları boyunca ellerinde tutmuşlardır. MS 628 yılında ise Bizans İmparatoru Herakleios şehri geri almıştır.
İslam Fethi, Türk Beylikleri ve Osmanlı İmparatorluğu
MS 639 yılında Müslüman Arap kuvvetlerinin şehri fethetmesiyle Amida'da yeni bir dönem başlamıştır. 10. ve 11. yüzyıllarda Kürt Mervaniler bölgede egemenlik kurmuş, 1085 yılında ise Selçuklu Hanedanı kenti ele geçirerek bölgeye yoğun bir Türkmen nüfusu yerleştirmiştir. Selçukluların ardından 1201 yılında Eyyûbîlerin yönetimine geçen şehir, Moğol İlhanlılar tarafından ele geçirildiği 1259 yılına kadar bu hanedanın kontrolünde kalmıştır. İlhanlıların ardından Türkmen Artuklu Beyliği kenti ele geçirmiş ve 1409 yılına kadar yönetmiştir. Amida, nihai olarak 1515 yılında Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim tarafından Safevî Devleti'nden alınarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına dahil edilmiştir.