Köklü Tarihi ve Kuruluş Efsaneleri
Orta Karadeniz Bölümünde yer alan Amasya, Anadolu'nun en eski yerleşim alanlarından biridir. Hititlerden başlayarak çeşitli uygarlıkların merkezi olmuş kentin ismi tarih boyunca hemen hemen hiç değişmemiştir. Pers, Pontos ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde basılan gümüş ve bronz sikkeler üzerinde kentin ismi Amaccia veya Amacia olarak okunmaktadır. Coğrafya ilminin kurucusu Strabon'a göre kentin adı, Amazon kraliçesi Amasis'ten gelmektedir. MÖ 70 yılında Roma generali Lucius Licinius Lucullus tarafından Roma topraklarına katılan şehir, MS 3. yüzyıldan itibaren önemli bir dini merkez haline gelmiştir.
Türk Hâkimiyeti ve Selçuklu Dönemi
1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Türklerin egemenliğine geçen Amasya, önce Artuk Bey tarafından ele geçirilmiş, ardından Danişmend Gazi'nin denetimine bırakılarak Danişmendliler Beyliği topraklarına katılmıştır. 1175 yılında II. Kılıç Arslan tarafından Anadolu Selçuklu Devleti'ne katılan şehir, Babai Ayaklanması ve Kösedağ Muharebesi gibi önemli tarihi süreçleri yaşamış, 14. yüzyılın başlarında Moğol valilerce de yönetilmiştir. Eretna Beyliği ve Emir Hacı Şadgeldi dönemlerinin ardından, 1393 yılında Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.
Şehzadeler Şehri ve Millî Mücadele'nin İlk Adımı
Osmanlı İmparatorluğu döneminde büyük bir stratejik öneme sahip olan Amasya; I. Mehmet, II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim gibi padişahların şehzadelik yaptığı önemli bir idari merkez olmuştur. Şehir, 1919 yılında başlayan Türk Kurtuluş Savaşı'nın da fiili başlangıç noktalarından biridir. Mustafa Kemal'in 12 Haziran 1919'da Amasya'ya gelmesiyle başlayan süreç, 22 Haziran 1919'da yayımlanan tarihi Amasya Genelgesi ile taçlanmış ve 'Milletin istiklâlini yine milletin azmi ve kararlılığı kurtaracaktır' ilkesiyle bağımsızlık mücadelesi dünyaya duyurulmuştur.
Coğrafi Konumu ve Yumuşak Geçiş İklimi
Amasya, Karadeniz Bölgesi'nin hemen iç kısmında yer almakta olup, bir vadi tabanı üzerine kurulmuştur. Anadolu'nun iç kesimlerini Samsun Limanı'na bağlayan stratejik kara yolu ve demiryolu hattı üzerinde bulunan şehrin deniz seviyesinden yüksekliği (rakımı) 411,69 metredir. Şehirde Karadeniz iklimi ile kara iklimi arasında özel bir geçiş iklimi hakimdir. Yeşilırmak ve vadi sisteminin sağladığı yumuşatıcı etki sayesinde kışları kara iklimi kadar sert geçmezken, yazları ise kara iklimi kadar kurak veya Karadeniz iklimi kadar aşırı yağışlı olmamaktadır.