Ardahan il merkezine 17 kilometre uzaklıkta ve 1788 metre rakımda konumlanan Altaş, eski adıyla Uri (veya Huri), Doğu Anadolu'nun en köklü yerleşim alanlarından biridir. Tarihsel Gürcistan'ın Artani bölgesinde yer alan bu kadim köy, Kura Nehri'nin yüksek kıyısında kurulmuştur. Ünlü Gürcü tarihçi ve arkeolog Ekvtime Takaişvili'ye göre köyün eski adı olan Uri ile Urta yer adlarının Urartularla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Kartlis Tshovreba adlı Gürcü tarihinde, Tzunda ile birlikte Artani bölgesinin en eski iki kale-kentinden biri olarak geçen Uri, bölgenin bin yılı aşkın savunma ve yerleşim geçmişini yansıtmaktadır.
Tarihsel Yolculuk ve İdari Değişimler
Tarih boyunca pek çok güce ev sahipliği yapan Uri, 16. yüzyılın ortalarında Osmanlılar tarafından Gürcülerden ele geçirilmiştir. 1595 tarihli "Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan" kayıtlarına göre köyde buğday, arpa, yonca tarımı ile arıcılık yapılmakta, su değirmeni işletilmekte ve domuz ile koyun beslenmekteydi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Berlin Antlaşması ile Rusya'ya bırakılan yerleşim, bu dönemde nüfus kaybına uğrayarak 1886 yılında yalnızca 23 kişinin yaşadığı küçük bir köye dönüşmüştür. 1902 yılında Acaralı Şerif Beg'in aile mülkü sınırlarında yer alan Uri, Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki hareketli sürecin ardından 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile yeniden Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katılmış ve Türkçe olmadığı gerekçesiyle 1959 yılında Altaş adını almıştır.
Zamana Direnen Kadim İbadethaneler
Altaş köyü sınırları içerisinde geçmişte iki önemli kilisenin varlığı bilinmektedir. Bunlardan en önemlisi, 10. yüzyılda inşa edilmiş olan görkemli Gürcü yapısı Uri Kilisesi'dir. İlk kez 1902 yılında Ekvtime Takaişvili tarafından tanımlanan ve 1917 yılına kadar neredeyse tamamen sağlam bir şekilde ulaşan bu tarihi kiliseden günümüze yalnızca bazı duvar parçaları kalabilmiştir. Köyün ucunda yer alan diğer küçük kilise ise tarihi kayıtlara göre 1917 yılından önce yağmalanmış ve harap hale getirilmiştir; bu yapıdan günümüze hiçbir kalıntı veya iz ulaşmamıştır.
Stratejik Savunma Noktaları: Tarihi Kaleler
Köyün savunma geçmişini ve mimari zenginliğini ortaya koyan en önemli kalıntılar ise bölgedeki iki ayrı kaledir. Bunlardan birincisi, köy yerleşimini ve hemen altından kıvrılan Kura Nehri'ni yukarıdan görecek şekilde stratejik bir tepeye inşa edilmiş olan tarihi Uri Kalesi'dir. İkinci savunma yapısı ise köyün 1,5 kilometre güneyinde konumlanan megalitik kaledir. Dolgu duvar tekniği kullanılarak inşa edilen bu megalitik kalenin surları iki buçuk metre kalınlığa sahip olup, geçmişin askeri mimari dehasını gözler önüne sermektedir. Günümüzde kalenin bu kalın surlarının bazı kısımları yıkık da olsa zamana direnerek ayakta kalmayı başarmıştır.