Ege'nin Tarih Kokan Grabeninde Bir Kadim Kent
Alaşehir, İç Ege Bölgesi'nde, Batı Anadolu'nun en verimli doğu-batı yönlü ovalarından biri olan Gediz Ovası'nın doğu kesiminde yer almaktadır. Ortalama 198 metre rakıma sahip olan ilçe, güneyde yüksekliği yer yer 2000 metreyi aşan Bozdağlar kütlesi ve kuzeyde Uysal Dağları kütlesi ile çevrelenmiştir. Gediz Nehri'nin önemli bir kolu olan Alaşehir Çayı'nın hayat verdiği bu bereketli ova, antik dönemlerden bu yana tarımın ve özellikle bağcılığın merkezi olmuştur.
Kardeş Sevgisinin Şehri: Philadelphia
Antik Çağ'da Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulan kent, 1390 yılında Osmanlılar tarafından fethedilene kadar Philadelphia (Grekçe: Φιλαδέλφεια) adıyla anılmıştır. Kelime anlamı 'kardeşini sevenin şehri' olan bu isim, II. Attalos'un ağabeyi II. Eumenis'e duyduğu derin sevgiden ve bu yüzden aldığı 'Philadelphus' lakabından gelmektedir. Antik Katakekaumene bölgesinde yer alan dekapolisin (10 şehir) bir parçası olan kent, tarih boyunca bölgenin Grek kültürünü yaymada öncü bir rol oynamıştır.
Strabon'un Gözünden 'Deprem Şehri' ve Roma Dönemi
Alaşehir, Batı Anadolu Fay kuşağı üzerinde yer alması sebebiyle tarih boyunca yıkıcı depremlerle sınanmıştır. Antik dönemin ünlü coğrafyacısı Strabon, artçı sarsıntıların bitmediği bu yerleşime 'deprem şehri' lakabını vermiştir. MS 17 yılındaki büyük yıkımın ardından Roma İmparatoru Tiberius'un destekleriyle yeniden inşa edilen kent, imparatorun onuruna bir süre Neocaesaria (Kayser'in yeni şehri) adını almıştır. İmparator Vespusyan Flavius döneminde ise Filavya olarak adlandırılan kent, yakın tarihte de deprem riskini yaşamış; 28 Mart 1969'da gerçekleşen 6,5 büyüklüğündeki depremde 68 vatandaşını kaybetmiştir.
İnanç Turizminin Odağı: Filadelfiya Kilisesi
Yeni Ahit'te adı geçen kutsal Yedi Kilise'den biri olan Filadelfiya Kilisesi, Alaşehir sınırları içerisinde yer almaktadır. MS 40 yıllarında Hristiyanlığın yayılmasıyla Pavlus'un müritlerinin toplandığı tarihi bir merkez haline gelen bu inanç merkezi, Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik önemini korumuştur. Hem Bizans'ın önemli bir askeri üssü olan hem de dini literatürde derin izler bırakan bu kadim kent, günümüzde de yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamaktadır.