Antalya'nın Doğal Hazinesi: Alakır Çayı
Alakır Çayı, Antalya ilinin sınırları içerisinde yer alan, Bey Dağları'ndan doğup Akdeniz'e dökülen önemli bir akarsudur. Kaynağını 2.469 metre rakıma sahip Bey Dağları'ndan alan çay, toplamda 62 kilometre uzunluğa sahiptir. Günümüzde küçük bir dere görünümüne bürünmüş olan bu akarsu, bölgedeki Alakır Barajı'nı beslemesiyle de büyük bir öneme sahiptir.
Karstik Havza Yapısı ve Akış Özellikleri
Kuzey-Güney doğrultusunda 61,8 kilometre uzunluğunda ve 14,4 kilometre genişliğinde olan Alakır Çayı havzası, Toros Dağları'na gömülmüş dar, uzun ve dik yamaçlı bir vadidir. Kalker tabakalarından meydana gelen karstik yapısı nedeniyle akarsu yatağında önemli bir su kaybı yaşanmaktadır. Akarsuyu besleyen kaynaklar ve yağışla gelen yüzey suları hesaplandığında akımın normalde 10,9 m³/sn olması gerekirken, karstik araziden yer altına sızma gerçekleştiği için çayın aşağı kesimindeki debisi 4,5 m³/sn olarak ölçülmektedir. Akarsu, güneydeki Toçak Dağı ile Salur Dağı arasındaki Dereboğazı'ndan geçer, Yarbaşı ve Hasköy batısından geçerek Finike Körfezi'ne dökülür.
Tarihten Bir İz: Kırk Göz Kemeri
Alakır Çayı'nın üzerinde, Romalılar devrinden kalma tarihi Kırk Göz Kemeri bulunmaktadır. Dereboğazı'ndan çıkış alanına Romalılarca inşa edilmiş olan bu köprü, günümüzde derenin taşıdığı malzemeler ile tıkanmış vaziyettedir. Günümüzde oldukça küçülmüş olan çay, Kırk Göz Kemeri'nin 1. kemerinin altından akışını sürdürmektedir.
Biyoçeşitlilik ve Hidroelektrik Santralleri
Alakır Çayı, ekolojik açıdan da oldukça hassas bir habitattır. Akarsuda, Salmo Kottelati (Alakır Alası) adı verilen endemik balık türleri yaşam sürdürmektedir. Bununla birlikte, çay üzerinde Alakır HES, Kürce HES, Dereköy HES, Kozdere HES ve Tocak HES tesisleri kurulmuştur; ayrıca Alakır 1 HES ve Alakır 2 HES tesislerinin kurulması planlanmaktadır. Nehir üzerine yapılan bu hidroelektrik santrallerin çevreye, canlı hayatına ve insan faaliyetlerine zarar vereceği öngörülmektedir.