Toroslar'ın Zirvesinde Tarihi Bir Yerleşim: Akseki
Antalya ilinin en özel köşelerinden biri olan Akseki, Batı Toroslar'ın güneyinde, deniz seviyesinden ortalama 1.065 metre yükseklikte kurulmuş tarihi bir ilçedir. Eski adı Marla olan bölgenin geçmişi oldukça köklüdür. Roma İmparatorluğu döneminden bu yana toplumların yaşadığı bilinen ilçe, daha sonraki dönemlerde Selçuklu ve Osmanlı yönetimlerine geçmiştir. Malazgirt Muharebesi'nin ardından Türk nüfusunun günbegün artış gösterdiği bölgeye, özellikle Oğuzların Afşar boyuna ait Türkmen boyları yerleşmiştir.
Yönetimsel ve Tarihsel Dönüşüm
Akseki, tarih boyunca idari yapısında önemli değişimler geçirmiştir. 1872 yılında Alanya'dan ayrılan bölge, 1901 yılında Antalya Konya Eyaleti dahilinde bağımsız bir sancak statüsüne kavuşmuştur. Bu süreçte sınırları daraltılan ilçenin bazı köyleri Seydişehir ilçesine bırakılmıştır. Yakın tarihe bakıldığında ise, önceleri bir kasaba olan İbradı'nın 1991 yılında ilçe statüsü kazanarak Akseki'den ayrıldığı görülmektedir.
Doğal Zenginlikler ve Eşsiz Mağaralar
Kardelen çiçeğinin ana yurdu olarak dünya çapında ün kazanan Akseki, aynı zamanda doğaseverler için eşsiz manzaralar sunmaktadır. Engebeli ve dağlık bir coğrafyaya sahip olan ilçede, Manavgat Irmağı'nın oluşturduğu devasa bir vadi uzanmaktadır. Bölgenin en dikkat çekici doğal güzellikleri arasında Kartallı Mağara (Bağarcık), Düdencik Mağarası (Çınardibi), Bucakalan Mağarası ile meşhur Göktepe Yaylası ve Çimi Yaylası yer almaktadır.
Karasal İklim ve Yöresel Ekonomi
Akseki genelinde karasal iklim şartları hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13,1 derece olduğu ilçede, en yüksek sıcaklık 36,7 dereceye ulaşırken, kış aylarında sıcaklıkların -20 dereceye kadar düştüğü gözlemlenmektedir. Engebeli ve oldukça taşlı bir arazi yapısına sahip olan yörede halkın temel geçim kaynaklarını ormancılık, ticaret ve hayvancılık oluşturur. Sulanabilen sınırlı arazilerde meyvecilik ve sebzecilik yapılırken, bağcılık ve badem yetiştiriciliği de ilçede oldukça yaygındır.