Ege'nin En Yüksek İkinci Zirvesi: Akdağ
Akdağ, Denizli ve Afyonkarahisar illerinde; Çivril, Kızılören ve Sandıklı ilçeleri arasında uzanan görkemli bir dağdır. En yüksek noktası 2.446 metre olan dağın, diğer zirvesi ise 2.345 metre yüksekliğe sahiptir ve bu özellikleriyle Ege Bölgesi'nin en yüksek ikinci dağı unvanını taşımaktadır. Çevresinde çeşitli faylar barındıran Akdağ, Çivril, Sandıklı, Dombay ve Dinar depresyonları arasında Kuzeybatı-Güneydoğu (KB-GD) yönünde uzanan bir horst özelliği göstermektedir.
Doğal Su Kaynakları ve Coğrafi Yapısı
Akdağ'ın güneybatı yönünde Işıklı Gölü yer almaktadır. Dağdan süzülerek gelen sular, Kufi Çayı aracılığıyla bu göle ulaşmakta ve bu bölgede balıkçılık faaliyetlerinin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Dağın iki bölümünün arasından akan Akçay'ın taşıdığı tortul malzemeler ise belirgin bir birikinti konisi oluşturmuştur. Çivril'e bağlı Çandır, İshaklı, Çetinler ve Gümüşsu yerleşimlerinin üzerinde konumlandığı bu birikinti konisi, aynı zamanda Işıklı Gölü ile Gökgöl'ü birbirinden ayırmaktadır.
Akdağ Millî Parkı ve Yaban Hayatı
Dağ ve çevresindeki araziler üzerinde, 2000 yılında Afyonkarahisar ilinin Sandıklı ilçesine bağlı Çamoğlu mevkiinde Akdağ Millî Parkı kurulmuştur. Zengin bir yabanıl hayat barındıran Akdağ Millî Parkı'nda 500'e yakın geyik yaşamaktadır. Ayrıca domuz, yılkı atları, kurt, tilki, sansar, porsuk, sincap, tavşan gibi hayvanların yanında kartal, şahin, keklik gibi kuşlar da bulunmaktadır.
Zengin Biyoçeşitlilik ve Tarihî İzler
Akdağ, hem flora hem de fauna açısından olağanüstü bir biyoçeşitliliğe sahiptir. Bölgede Anadolu sıvacısı, küçük kerkenez, kaya kartalı, kara akbaba, kızıl akbaba ve sakallı akbaba gibi kuş türlerinin yanı sıra, 124'ü endemik olmak üzere toplam 1058 bitki türü tespit edilmiştir. Coğrafi keşifler ve tarih meraklıları için ise alanda bulunan Kurtini Mağarası, Tokalı Kanyonu, Roma devri kalıntıları, Oktur Yaylası ve Kocayayla son derece çekici özellikler sunmaktadır.