Karaman il merkezine bağlı tarihi bir kasaba olan Akçaşehir, Karaman Ovası üzerine kurulu, İç Anadolu Bölgesi'nin tüm karakteristik özelliklerini yansıtan seçkin bir yerleşim alanıdır. 28 Şubat 1967 tarihinde belediye teşkilatı kurulan bu şirin belde; güneydoğusundaki Ayrancı ilçesine 20 kilometre, kuzeyindeki Karapınar ilçesine 38 kilometre ve doğusundaki Ereğli ilçesine ise 53 kilometre mesafede konumlanmaktadır. Çevre il ve ilçelere asfaltlanmış kara yollarından kolayca ulaşım sağlanabilen Akçaşehir, deniz seviyesinden 1010 metre yüksekliğiyle düz ve verimli bir ova coğrafyasına sahiptir.
Doğal Sınırlar, İklim ve Florası
Akçaşehir'in coğrafi yapısı oldukça çeşitlidir. Kasabanın güney ve güneydoğu sınırında en yüksek noktası 1387 metreye ulaşan Çakır Dağları ile Toros Dağları'nın uzantıları yer alırken, batısında eski bir volkanik dağ olan tarihi Karadağ yükselir. Kuzey ve doğu yönlerinde ise kurak ve kumul düzlükler uzanmaktadır. Kışları -15 °C'ye kadar düşen soğuk havası ve yazları 35 °C'yi bulan sıcaklıklarıyla tipik bir karasal iklimin hüküm sürdüğü bölgede, yıllık yağış miktarı 300 mm civarındadır. Bitki örtüsü bozkır olan bölgede, Çakır Dağları eteklerinde menengiç çalıları ve meşe ağaçları göze çarpar. Eskiden gür ormanlarla kaplı olduğu anlaşılan ancak kuraklık ve tahribat nedeniyle bu özelliğini yitiren dağlık alanda, 2001 yılında başlatılan çalışmalarla yeniden orman vasfının kazandırılması hedeflenmektedir.
M.Ö. 3000 Yılından Günümüze Ulaşan Tarihi Miras
Akçaşehir'in Köklü Tarihi ve Selçuklu Mirası
Bölgede yapılan arkeolojik kazılar ve gün yüzüne çıkarılan tarihi buluntular, Akçaşehir ve çevresinin M.Ö. 3000 yıllarından bu yana aralıksüz bir yerleşim alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Kasabanın batı girişinde yer alan yükseltilerdeki Akçaşehir Höyüğü'nde keşfedilen mezarlar, gözyaşı şişeleri ile antik tahıl ve şarap küpleri, bu toprakların binlerce yıllık üretim ve kültür tarihini doğrulamaktadır. Kasaba merkezindeki en görkemli tarihi yapı ise Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülen Akçaşehir Merkez Camisi'dir. Kesin yapım tarihini belirten bir kitabesi bulunmayan caminin çeşitli noktalarında Yunan alfabesiyle yazılmış Türkçe yazılara rastlanması, onu bölgedeki en özgün ve gizemli kültürel miraslardan biri haline getirmektedir.
Tarım, Hayvancılık ve Meşhur Akçaşehir Elması
Bereketli Topraklar ve Geleneksel Üretim
Akçaşehir halkının temel geçim kaynağını tarım ve küçükbaş-büyükbaş hayvancılık şekillendirir. Doğal bir akarsuyun bulunmadığı kasabada tarımsal sulama, yeraltı su kaynaklarının elektrik motorlarıyla çekilmesiyle ya da Ayrancı Barajı vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. Her ne kadar tarım alanlarının küçük ve parçalı olması ve yeraltı sularındaki azalmalar gibi yapısal zorluklar yaşansa da Akçaşehir, Karaman genelinde ve Türkiye çapında en kaliteli elma yetiştirilen özel bölgelerin başında gelmektedir. Yaklaşık 50.000 adet elma ağacının bulunduğu kasabada, iklim koşullarına bağlı olarak yılda ortalama 25.000 ton elma hasat edilmektedir. Bununla birlikte buğday başta olmak üzere tahıllar, baklagiller ve şeker pancarı ekimi de yaygındır. Bahar aylarında doğada kendiliğinden yetişen ve oldukça değerli bir yabani mantar türü olan dolaman mantarı da kasaba halkı tarafından toplanıp pazarlanmaktadır. Belediyeye ait bir un fabrikası ile üretici kooperatifinin soğuk hava meyve deposunun faaliyet gösterdiği kasabanın kuzeydoğusunda zengin linyit kömürü rezervleri tespit edilmiş olsa da bu kaynaklar henüz işletmeye açılmamıştır.