Doğal Güzellikleri ve Coğrafi Konumu
Akçakoca, Batı Karadeniz Bölgesi'nde Düzce iline bağlı, yeşil doğası ve Karadeniz'in mavi sularının ahenkle buluştuğu bir sahil ilçesidir. Karadeniz kıyı şeridinde 35 kilometre uzunluğunda bir kumsala sahip olan ilçe, özellikle 1950'den sonra turistik bir cazibe merkezi hâline gelmeye başlamıştır. Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropole yaklaşık 3 saatlik bir mesafede yer alması sayesinde bu şehirlerin yanı sıra Zonguldak ve Bursa'dan da yoğun şekilde turist çekmektedir. Ortalama 10 metrelik deniz seviyesi yüksekliğine ve 380 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan ilçenin en yüksek noktası, 1.154 metre rakımı ile Kaplan Dede Dağı'dır.
Eşsiz Bitki Örtüsü ve Sosyal Yaşam
Nemli ve tipik bir Karadeniz iklimine sahip olan Akçakoca; kayın, kestane, ıhlamur, çınar ve meşe ağaçlarından oluşan oldukça bakir ve zengin bir bitki örtüsüyle kaplıdır. İlçe ekonomisinde ve halkın gelirinde en büyük rolü fındık üretimi oynamaktadır; öyle ki yerleşim dışı alanların neredeyse tamamında fındık bahçelerini görmek mümkündür. Huzurlu ve sakin atmosferiyle dinlenmek isteyenlerin ilk tercihleri arasında yer alan ilçede, ziyaretçilerin ve yerel halkın gece saatlerinde yürüyüşe çıktığı en popüler nokta ise adını cadde boyunca uzanan ağaçlardan alan meşhur Çınar Caddesi'dir.
Antik Çağlardan Cenevizlilere Uzanan Tarih
Akçakoca ve çevresinin tarihi hakkında kesin bilgi ve belgeler olmamakla birlikte, bölgede gerçekleştirilen kazı çalışmalarında elde edilen bir takım eşyanın MÖ 1220 yıllarında Trakya yolu ile Anadolu'ya geçen Trak kabilelerine ait olduğu tahmin edilmektedir. Roma egemenliği döneminde 'Dia-Diospolis' yani 'Parlayan Şehir' adıyla bilinen bölge, çok önemli bir liman ve ticaret merkezi olarak öne çıkmıştır. 1204 yılındaki 4. Haçlı ordularının İstanbul'u işgaliyle başlayan süreçte sırasıyla Latin İmparatorluğu, Trabzon İmparatorluğu, İznik İmparatorluğu ve yeniden Bizans İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir. Bu süreçte ticari olarak bölgeye hakim olan Cenevizliler, hasar görmüş Ceneviz kalesini ve diğer kaleleri onarmışlardır.
Osmanlı Dönemi ve Modern İlçe Tarihi
Diospolis (günümüzdeki adıyla Akçakoca), Osmanlı Beyliği döneminde 1323 yılında Orhan Gazi’nin lalası ve akıncı beylerinden Konur Alp tarafından fethedilerek Türk egemenliğine geçmiştir. Bazı tarihçilere göre ise kent askeri bir fetihle değil, Bizans kontrolündeki şehirde yaşayan çoğunluktaki Türk nüfusun doğrudan Osmanlı'ya katılmasıyla Türk idaresine girmiştir. Osmanlı fethinin ardından şehrin eski adı olan 'Dia' Türkçeleştirilerek 'Akçaşar' veya 'Akçaşehir' olarak değiştirilmiştir. 1862 yılına kadar Bolu Sancak Beyliği'ne bağlı bir voyvodalık, 1934 yılına kadar da Akçaşehir adıyla nahiye olan yerleşim, 1934 yılında yapılan isim değişikliği ile ünlü Osmanlı akıncı beyi Akçakoca Bey'in adını alarak Akçakoca ilçesi olmuştur. Bölge, son olarak Aralık 1999 tarihinde Düzce'nin il statüsü kazanmasıyla Düzce iline bağlanmıştır.