Aizanoi Antik Kenti (Grekçe: Αἰζανοί; Aezani), Kütahya şehir merkezine 58 kilometre uzaklıkta, Çavdarhisar ilçesinde Penkalas (Kocaçay) Nehri’nin iki yakasında, deniz seviyesinden yaklaşık 1.000 metre yükseklikte kurulmuş tarihi bir yerleşimdir. Bölgedeki yerleşimin geçmişi İlk Tunç Çağı'na kadar uzanmaktadır. Roma döneminde önemli bir siyasi ve ekonomik merkez haline gelen şehir, Geç Antik Çağ'da gerilemeye başlamış ve 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilmiştir. Kültürel yapısıyla sanat çevreleri tarafından "ikinci Efes" olarak adlandırılan antik kent, dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınağı'na ev sahipliği yapmaktadır.
Aizanoi'nin Tarihçesi ve Kökeni
Şehrin adının, Friglerin efsanevi ataları olan Arkas ve nemf Erato'nun üç oğlundan biri olan Azan'dan gelmiş olabileceği düşünülmektedir. Helenistik dönemde şehir, Pergamon Krallığı ile Bitinya Krallığı arasında el değiştirdikten sonra, MÖ 129 yılında Pergamon Krallığı'nın Roma hakimiyetine girmesiyle birlikte Roma'nın Asya eyaletine dahil olmuştur. Roma döneminde kendi parasını basmaya devam eden Aizanoi, Roma'nın Frigya Pakatiana eyaletinin bir parçasıydı. Erken bir dönemde Hristiyan piskoposluk merkezi haline gelen kentin piskoposu Pisticus (veya Pistus), MS 325'te düzenlenen ilk ekümenik konsil olan Birinci İznik Konsili'ne katılmıştır. 7. yüzyıldan sonra gerilemeye başlayan kentte, Selçuklu döneminde tapınak tepesi Çavdar Tatarları tarafından bir iç kaleye (hisara) dönüştürülmüştür. Bu kale, bölgedeki günümüz yerleşimi olan Çavdarhisar’a adını vermiştir. Kalıntılar Avrupalı gezginler tarafından 1824 yılında fark edilmiş; ilk kazılar ise Alman mimarlık tarihçisi ve arkeolog Dr. Daniel Krencker başkanlığındaki ekip tarafından yürütülmüş ve "Der Zeuestempel Zu Aizonai" adıyla yayımlanmıştır. Kazılar günümüzde Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından sürdürülmektedir.
Görülmeye Değer Eşsiz Antik Yapılar
Zeus Tapınağı ve Kibele Kültü
Şehrin ana kutsal alanı olan Zeus Tapınağı, en eski yerleşimi MÖ 3000’e dek uzanan bir höyüğün üzerine inşa edilmiştir. MS 92 yılında Domitianus döneminde yapımına başlanan tapınak, kısa kenarında sekiz ve uzun kenarında on beş sütun bulunan pseudodipteral bir yapıdır. Tapınağın en önemli özelliklerinden biri, Anadolu'da Roma döneminde pek yaygın olmayan bir uygulama olarak altında tonozlarla örtülü başka bir mekanın bulunmasıdır. Bu mekanın, yerel halkın eski bir geleneği olan ana tanrıça Kibele'ye (Meter Steunene) olan bağlılık ve tapınımına da hizmet ettiği düşünvelmektedir. Tapınağın batı alınlık akroterinde Kibele büstü, doğu alınlık akroterinde ise Zeus büstü bulunduğuna dair yorumlar tapınağın hem Zeus'a hem de Kibele’ye adandığını göstermektedir. Yapı, 1970 Gediz depreminde hasar görmüş ve sonrasında restore edilmiştir.
Dünyanın İlk Borsası ve Sütunlu Cadde
Aizanoi'da MS II. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş, bugün dünyanın en eski borsası olduğu söylenen ve olasılıkla bir gıda pazarı (macellum) olan yuvarlak bir yapı bulunmaktadır. Yapının duvarlarındaki Latince ve Grekçe yazıtlarda satılan malların fiyatlarına ilişkin açıklamalar yer almaktadır (örneğin; 16-40 yaşlarında bir erkek köle iki eşeğin ücretine, üç erkek köle ise bir atın fiyatına eşdeğerdir). Bu borsa yapısı, 1970 Gediz depremi sonrası üzerinde bulunan caminin yıkılmasıyla ortaya çıkmıştır. Yapının kuzeydoğusunda, MS 400 yıllarına tarihlenen ve sütunları daha önceki dönemlere ait antik yapılardan sökülerek getirilen bir Sütunlu Cadde yer alır. Cadde, VI. yüzyıla kadar varlığını korumuş ve olasılıkla bir depremle yıkılmıştır.
Tiyatro, Stadyum ve Hamam Kompleksi
Tapınağın kuzeyinde, yapımına MS II. yüzyılda başlanıp III. yüzyıla kadar inşa edilen tiyatro ile stadyum bulunur. Birbirine bitişik olarak inşa edilmiş bu tiyatro ve stadyum kompleksinin bugün için bilinen bir başka benzeri yoktur. Tapınaktan bu komplekse giden yol üzerinde ise su ve ısıtma kanalları ile mermer kaplamaları yerinde duran tarihi bir Roma hamamı bulunmaktadır.
Roma Köprüleri ve Nekropoller
Penkalas (Koca Çay) üzerinde kurulu dört Roma köprüsünden ikisi, Karayolları'nın onarımıyla bugün hala kullanılmaktadır. Şehrin iki kilometre güneybatısında Karabulut nekropol alanı, kuzey yakasında ise mezar yapıları bulunur. Bu mezarlar, kentin Roma dönemindeki nüfusunun 30 bin civarında olduğunu göstermektedir (Çavdarhisar'ın 2000 yılı nüfusu ise 4600'dur). Büyük nekropolde, kapı şeklinde Frig mezar taşları sergilenmektedir. Mezar taşlarındaki süslemelerde erkekler için boğa, aslan ve kartal figürleri; kadınlar için ise yün sepetleri ve ayna motifleri kullanılmıştır. 2017 yılı kazılarında kuzey nekropoliste 6-7 adet basit toprak mezar tespit edilmiştir.