Emine Erdoğan: Geleneksel Sanatları Geçmişe Hapsedemeyiz
Emine Erdoğan, geleneksel sanatların toplumsal belleği koruduğunu ve kadınların bu mirasın atan kalbi olduğunu belirterek tek tipleşmeye karşı uyardı.

Emine Erdoğan, geleneksel sanatlar ve zanaatların korunarak yaşatılmasının toplumsal bellek açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan Erdoğan, geleneksel sanatların insan hikayeleri ve coğrafi birikimle harmanlanan endemik bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Bir toplumun hafızasının türkülere, şiirlere, masallara ve ilmeklere işlendiğini ifade eden Erdoğan, bu değerlerin gündelik yaşamdan silinmesi halinde toplumsal hafızanın da yok olacağına dikkat çekti.
Kültürel Tek Tipleşme ve Asimilasyon Uyarısı
Sanatın evrensel doğasına işaret eden Emine Erdoğan, Yunus Emre'nin şiirlerinden örnek verdi. Yunus Emre'nin tüm insanlığa hitap ederken ayaklarının bu topraklara bastığını ve ilhamını yerel coğrafyadan aldığını dile getirdi. Günümüzde şehir mimarisinden giyime ve yemeklere kadar her alanda coğrafi kimlikten uzaklaşıldığını aktaran Erdoğan, küresel tek tipleşme tehlikesine karşı uyarılarda bulundu.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte yabancı kültürlerin toplumların kılcal damarlarına nüfuz ettiğini belirten Erdoğan, tek tipleşmenin ortak bir üniformaya dönüştüğünü söyledi. Tarih boyunca birçok medeniyetle etkileşime giren Anadolu toplumunun asimilasyona uğramadığını hatırlattı. Seramikten minyatüre, halıdan kumaşa kadar tüm sanatların özgün yöntemlerle ayırt edildiğini kaydeden Erdoğan, geleneksel sanatların geçmişe hapsedilmekten kurtarılması gerektiğini vurguladı.
Kadınlar Sanatın ve Zanaatın Atan Kalbidir
Kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında kadınların üstlendiği kilit role işaret eden Erdoğan, kadınları sanatın ve zanaatın atan kalbi olarak tanımladı. Konuşmasında Bünyan halısı dokuma geleneğine değinen Erdoğan, kadınların işe başlamadan bir gece önce ellerine kına yaktıklarını aktardı. Kınalı ellerin berekete vesile olacağına inanıldığını ve büyük halıların kadınların imecesiyle dokunduğunu belirtti.
Kadınların tezgâh başında birbirlerinin emeğini, zamanını ve sabrını ödünç aldığını ifade eden Erdoğan, dokuma öncesinde edilen duaları anlattı. Zanaatkarların ellerinin kuş kanatları gibi hızlı olması ve işlerini kolayca bitirmesi için niyazda bulunduklarını aktardı. Anadolu'daki dayanışma ruhunun bu tezgâhlarda somutlaştığını dile getirdi.
Türkiye'nin dört bir yanında yaşayan mirasın kadınlar sayesinde kuşaktan kuşağa taşındığını söyleyen Erdoğan, sergide yer alan 81 kadın sanatkar ve zanaatkarın bu misyonu sürdürdüğünü ifade etti. Bez dokumadan sedef kakmaya, tezhipten kukla yapımına kadar birçok alanda maharet sergileyen kadınların kültürel mirasın gerçek muhafızları olduğunu kaydetti.
Kaynak: Sabah
Sıkça Sorulan Sorular
Emine Erdoğan geleneksel sanatların yok olması durumunda ne olacağını belirtti?
Emine Erdoğan, toplum hafızasının türkülere, şiirlere, masallara ve ilmeklere işlendiğini belirterek bu değerlerin gündelik yaşamdan silinmesi halinde toplumsal hafızanın da yok olacağını ifade etti.
Emine Erdoğan kültürel tek tipleşme konusunda hangi uyarılarda bulundu?
Şehir mimarisinden giyime ve yemeklere kadar her alanda coğrafi kimlikten uzaklaşıldığını aktaran Erdoğan, sosyal medyanın etkisiyle yabancı kültürlerin yayıldığını ve tek tipleşmenin ortak bir üniformaya dönüştüğünü söyledi.
Bünyan halısı dokuma geleneğindeki ritüeller nelerdir?
Kadınlar işe başlamadan bir gece önce ellerine bereket inancıyla kına yakmakta, tezgâh başında birbirlerinin emeğini ve sabrını ödünç alarak imece usulüyle ve dualar eşliğinde halı dokumaktadır.
Program kapsamında düzenlenen sergide kaç kadın zanaatkar yer aldı?
Sergide bez dokumadan sedef kakmaya, tezhipten kukla yapımına kadar birçok alanda maharet sergileyen 81 kadın sanatkar ve zanaatkar yer aldı.
